Uykunuzdan uyandırır, canlandırır, heyecanlandırır!

Uykunuzdan uyandırır, canlandırır, heyecanlandırır! İki yılda iki kitap… ‘Zeytinlik Devrimcileri’ ve ardından ‘Başı açık Düşünceler…’ Biri Mudanya temalı Öykü, biri toplumsal içerikli Deneme… Üretmek, insan ayrıcalığının birincil koşuludur… Toprakta üretirsiniz, sanayide üretirsiniz, kültürde üretirsiniz; ama en önemlisi, tümünün, önce düşüncelerinizde planladığınız değerlerin tohumları olmasıdır… Halkların kavgasında düşünce, emek ve üretim, sermayenin kavgasında o tohumların […]

Ay Büyürken Uyumam!

Darbeleri tanımlama şeklinin en mantıklısı, bence ‘Sabah ilk gelen koltuğu kapar”  benzetmesidir… Ben buldum dersem pek inanmazsınız, bu iddiada da değilim zaten; yüreğine darbe yemiş her vatansever, el çabukluğunu bu sözcüklerle anlatır umarım… Özellikle Ortadoğu’da güçlülerin aslan, yoksulların kuzu kesildiği coğrafyada, akşamla sabah arasındaki karanlık maharetlidir; ülkesine uygun, önceden belirlenmiş […]

Umut, hala yoksulun ekmeği!

Anadolu halklarının ‘ulus devlet’ çatısı altında ‘Türk Ulusu’ adını alarak uygar dünya ile buluşması, Mustafa Kemal’in devrimciliği ile komuta dehasını öne çıkarsa da, İmparatorluk yorgunu yoksul insanların ona inancındaki sonsuzluk ve güvenin bunda payı yadsınamaz. Her şeyin sonu geldiği sanıldığı bir felaketin enkazından yeni bir ulus yaratmak, devrimci bir beceri […]

Anadolu güzeli Nupelda

  İlk kez duydum… Adıymış Nupelda… Açmayan tomurcuk idi; açmadı! Ailesinin yüreği acı, dünyalar güzeli minik kızın gözleri toprakla doldu… Ağabeyine sarılarak birlikte uçtular… Dersimliler, özel insanlardır… Sorunlarıyla, yaşam döngüleriyle, tarihle kavgalarıyla, dinsel dayatmaların kuşatmasıyla, feodal kelepçeye karşı direnmeleriyle eli öpülecek bilge yürekliler yaşar içlerinde… Okuryazar çoktur; bazen kıskanırım; isterim […]

Uyuyarak değil, YÜRÜYEREK…

Uykuyu sevenler sıralaması yapılmış, bizler dördüncü gelmişiz… Başta İspanyollar düşkünmüş, sonra Çizme halkı ve Yunanlı kardeşlerimiz… Komşunun öylen uykusu (Siesta) özendirici nitelikte bir ayin gibidir… Gün öyleyi devirdi mi, özellikle dükkânlar kapalı, sokaklar sakindir yaz aylarında… Akdeniz’in suyundan mı huyundan mı, yaşamı ağırdan alıp bedeni soğutuyorlar, düşünceleri erteliyorlar mı bilemiyorum… […]

Güvercinli günlerin özlemi…

  Birçok kereler, iyi kötü süre giden demokrasi geleneğimizin ‘Tek Adamlılık hevesiyle’ sona erdiğini, bundan böyle yapılacak iyi niyetli tartışmaların, ‘Tek Adam’ yönetiminden beklenen demokratik hoşlukların beyhude, boşa döndürülen değirmen taşı gibi sorundan başka bir şey üretmeyeceğini yazmıştım… Parlamenter sistemin, laikliği ve bağımsız hukuku da koluna takarak tarihe karıştığını savunmuştum. […]