İkizköy Akbelen Ormanında linyite geçit yok

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi sınırları içindeki 740 dönümlük yaşlı ve doğal kızılçam ormanı olan Akbelen Ormanlarının Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye linyit madeni işletmesi izni veren Tarım ve Orman Bakanı’nın olur kararı İkizköy Çevre Komitesi’nce mahkemeye taşındı.

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi sınırları içinde, 2 yıldır maden için kesilmek istenen 740 dönümlük yaşlı ve doğal kızılçam ormanı olan Akbelen Ormanlarının Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye linyit madeni işletmesi izni veren Tarım ve Orman Bakanı’nın olur kararı İkizköy Çevre Komitesi’nce mahkemeye taşındı. Muğla 1. İdare Mahkemesinde Orman Genel Müdürlüğünün, Yeniköy-Kemerköy Termik Santrallerine kömür ocağı açılmak üzere sattığı İkizköy Akbelen Ormanının “Kesim izninin iptali” için Orman Genel Müdürlüğü aleyhine dava açıldı.
İkizköy Çevre Komitesi yaptığı açıklamada, “2 yıldır maden için kesilmek istenen Akbelen Ormanını, tam da COVID 19 salgınının ve iklim krizinin ortasında bizim sağlıklı bir yaşam garantimiz olan bu ormanı madene teslim etmeyeceğiz” denildi.

ORMANLARIN SATILMASI ANAYASAYA AYKIRI
İkizköy Çevre Komitesi ve KARDOK – Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği adına Avukat İsmail Hakkı Atal tarafından hazırlanan açıklamada, “Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ormanları parayla satamaz; para yatıran şirketlere orman kesim izni verilmesi (yani ormanların satılması) Anayasa’nın 169. Maddesine aykırıdır. Anayasa’nın 169/3. Maddesine göre; ‘Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasî propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz’ deniliyor. Ormanları korumak için anayasal yükümlülüğü olan Orman Genel Müdürlüğü; Akbelen Ormanını LİMAK-IC İÇTAŞ ortaklığının sahibi olduğu Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye para karşılığında satarak, hem anayasal suç işlemekte ve hem de Türk Ceza Kanunu’nun 257-260 maddeleri bağlamında suç işlemektedir. Ormanlarımızın korunması halk sağlığı meselesidir” denildi.

VİRÜSLERİN İNSANLARA GEÇİŞİ, TAHRİP EDİLMİŞ ALANLARDA DAHA FAZLA OLUYOR
Avukat İsmail Hakkı Atal, 2020 yılında yapılan bir bilimsel çalışmada; COVID 19 gibi hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıkları taşıyan hayvan nüfusunun insan eliyle tahrip edilmiş alanlarda, örneğin ormanların kesildiği alanlarda, el değmemiş doğal alanlara göre 2,5 kat daha fazla olduğunun belirtildiğini hatırlattı. Atal şunları söyledi:
“Bu durum, virüslerin insanlara geçişinin de insan eliyle tahrip edilmiş alanlarda daha fazla olduğunu göstermektedir. Ayrıca; diğer bilimsel çalışmalar da COVID 19’un öldürücülüğünün hava kirliliği ile birlikte arttığını, yani termik santraller ve madenlerin ölümleri arttırdığını göstermektedir. Öte yandan, bilim insanları, COVID 19 salgını sırasında harcanan paranın yüzde 2’sini doğa alanlarını korumaya harcamanın gelecek 10 yılda yeni bir salgının ortaya çıkma riskini önemli oranda engellemek için yeterli olduğunu ortaya koymuştur. Bilimsel delillere dayanarak OGM hakkında açılan dava Muğla İl Hıfzıssıhha Kurulu’na da bildirilerek, COVID 19 salgınının daha da artmaması için Muğla Valiliği ve İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun gerekli önlemleri alması talep edildi. Akbelen Ormanı kesildiği takdirde İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun da hukuki ve cezai sorumluluğunun olduğu bildirildi.”

40 YILDIR ZEHİRLENİYORUZ
“Ülkemiz termik santraller, madenlerin ve orman kesimlerinin de suçlusu olduğu bu corona virüsü sarmalından çıkamamaktadır” diyen Av. Atal, “Bu durumda 40 yıldır Muğla halkını ve İkizköylüleri zehirleyen Yeniköy-Kemerköy termik santralleri ve diğer termik santraller; artık ülkemizde halk sağlığını ve güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Ormanları keserek, ormanları parayla satarak corona virüsü salgını derinleştirilerek ekonomik kriz batağından çıkılamayacağı kesindir. Termik santrallerin ve madencilik faaliyetlerinin neden olduğu iklim krizi ve corona virusü salgınıyla, çevre-ekoloji mücadelesinin yaşam hakkı mücadelesi haline geldiği kesinleşmiştir. Ormanlarımızı savunmak, hayatımızı savunmakla eş anlamlıdır.

İKİZKÖY’DE NE OLMUŞTU?
İkizdere ile ilgili günümüze kadar nelerin yapıldığı da şöyle açıklandı:
Mart 2021 ayından bu yana Akbelen Ormanının kesimi için Milas Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda İkizköylülerin sahada yaptıkları müdahalelerle kesim işlemine 2 aydır geçilemiyor. KARDOK Derneği olarak yapılan bilgi edinme başvurusu sonucu, 740 dönümlük Akbelen Ormanının Tarım ve Orman Bakanı’nın onayı ile Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye linyit madeni işletmesi için izin verildiği ortaya çıktı. KARDOK Derneği adıyla bu olur kararının iptali için dava açıldı. Aynı alanının kesimi için 2019 yılı Kasım ayında harekete geçen Milas Orman İşletme Müdürlüğünün çalışması, o zaman da İkizköylülerin alandaki müdahalesi ile durdurulmuş, yüzlerce imzalı dilekçe ile yapılan başvuru sonucu Orman Müdürlüğü kesimi 2020 yılı programından çıkarmak zorunda kalmıştı. 1979’dan beri Muğla’daki termik santrallere yakıt sağlayan ve neredeyse kesintisiz 15 kilometre boyunca uzanan açık ocak linyit madeni, bu tarihe kadar ÇED’den muaf tutulmuş ve on binlerce dönüm orman ve tarım alanını yok ederek işletildi.

600 DÖNÜMLÜK DOĞAL KIZILÇAM ORMANININ KESİMİ PLANLANIYOR
2014 yılındaki özelleştirmelerle Yeniköy ve Kemerköy Termik santralleri ile birlikte özel sektöre devredilen linyit madeninde YK Enerji hala ÇED’siz kapasite artırımı yapmaya çalışıyor. İki yıldır İkizköy’ün Akbelen mevkiindeki 600 dönümlük yaşlı ve doğal kızılçam ormanının da madene tahsis edilmek üzere kesimi planlanıyor. Madendeki yeni saha açma ve kapasite artırımı çalışmalarının, termik santrallerde yürütülen kapasite artırımı projesi ile birlikte entegre ÇED’e tabi tutulması gerektiği gerekçesi ile İkizköylüler geçtiğimiz Aralık ayında mahkemeye başvurmuşlardı. Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme heyeti son olarak, farklı ruhsat alanlarının birleştirilerek maden kapasite artırımı projelerinin ÇED mevzuatının uygulanması zorunluluğundan kaçırıldığı iddiasını yerinde incelemek için İkizköy Linyit İşletmesi’nde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi. Keşif tarihinin ve bilirkişi heyetinin belirlenmesi bekleniyor.

ZEYTİNLİKLER DE KAMULAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR
Öte yandan, YK Enerji İkizköy ve komşusu olan Çamköy ve Karacahisar’da köylülerin tarla ve zeytinliklerini de kamulaştırmaya uğraşıyor. Ancak başta İkizköylüler olmak üzere, yöre halkı arazilerini şirkete satmamak ve kamulaştırılmasına da engel olmak için 2 yıldır zorlu bir mücadele yürütüyor. Mücadeleyi tüzel bir kimlik altında yürütebilmek için İkizköy Karadam ve Karacahisar mahallelerinden yurttaşları bir araya getiren bir de doğa koruma ve dayanışma derneği kuruldu.

Bir cevap yazın