Boğaziçili öğrencilere Marmaris’ten destek

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’nın DİSK Emekli Sen Marmaris Şube üyeleri, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesinde Selda Bağcan’ın ünlü “Yuh yuhh” isimli şarkısı cep telefonlarından çalındı. Basın açıklamasının ardından “Baş eğmiyoruz, aşağı bakmıyoruz” sesi yükseldi.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına yönelik protestolara Muğla’nın DİSK Emekli Sen Marmaris Şube üyeleri ve vatandaşlar destek verdi. 100’e yakın kişinin toplandığı CHP ilçe binası önünde yapılan açıklama öncesinde Selda Bağcan’ın ünlü “Yuh yuhh” isimli şarkısı cep telefonlarından çalındı. Basın açıklamasının ardından “Baş eğmiyoruz, aşağı bakmıyoruz” sesi yükseldi. Protestoya katılanlar açıklama sonrasında olaysız dağıldı.
DİSK Emekli Sen Marmaris Şube üyelerinin 19 Mayıs Meydanı’nda yapacağı protesto mitingi corana virüsü salgını nedeniyle toplantılara kapatılınca CHP ilçe binası önünde geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşti.

BAŞ EĞMİYORUZ, AŞAĞI BAKMIYORUZ
İsmet Kırlı’nın okuduğu basın açıklamasında, “Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler, öğretim üyeleri ve yapılan haksızlığa karşı sesini yükselten vatandaşlar, Boğaziçi Üniversitesi’nin yıllardır süren rektör seçimi geleneğini hiçe sayarak yapılan rektör atamasına karşı kararlı bir direniş sergiliyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin demokratik kültürüne sahip çıkan, tüm ülkedeki özgür üniversite talebi için yapılan mücadelenin destekçisiyiz! Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerinin kayyum rektöre karşı bir aydır devam eden protestoları çerçevesinde düzenledikleri sergide kullanılan görsellerden birisi bahane edilerek, başta LGBTİ+’lar olmak üzere bütün Boğaziçi bileşenlerine karşı başlatılan linç ve sindirme kampanyası artarak devam ediyor. İktidar yönlendirmesiyle başlatılan bu kampanyada önce 2 öğrenci tutuklandı, 2 öğrenci ise ev hapsine çarptırıldı. Bugün ise toplam tutuklu sayısı 10’a ulaşmış durumda” ifadeleri kullanıldı.

SİYASİ İKTİDAR DAYATMACI TAVRINI SÜRDÜRÜYOR
“Siyasi iktidarın toplumun talepleri karşısında sağduyulu davranması gerekirken, her zamanki dayatmacı tavrını bir kez daha öğrenciler ve Boğaziçi Üniversitesi geleneğini savunanlara karşı sürdürmekte ısrarcı olduklarının belirtildiği açıklamanın devamı şöyle:
“İktidar tek çıkar yol olarak gördüğü nefret söyleminde devam etmektedir. İçişleri Bakanı’ndan Yükseköğretim Kurulu’na, Diyanet İşleri Başkanı’ndan yandaş basına kadar tüm iktidar savunucuları iştahla bu konuyu gündemde tutmaktadır. İfade özgürlüğü insanlığın kolektif mücadelesinin sonunda kazanılmış bir haktır. Milli, kültürel, dini hassasiyetler öne sürülerek ifade özgürlüğünün kısıtlanması kabul edilemez. Üniversiteler yapısı gereği evrensel ve özgürlükçü yapıda olması gereken, laik kurumlardır. Bu yüzden özgür düşünce susturulamaz. Bazı öğrencilerin cinsel kimliklerinden yola çıkılarak nefret söylemine maruz bırakılmasını da şiddetle kınıyoruz.”

KENDİSİNDEN OLMAYAN HERKES TERÖRİS İYLAN EDİLİYOR 
“Kendisinden olmayan herkesi terörist ilan eden iktidarın, kayyum rejimini üniversite üzerinde terör estirerek kurmak istediklerinin altının çizildiği açıklamada, “İktidarın bu saldırganlığına karşı bütün bireylerin eşit ve demokratik bir biçimde katıldığı yükseköğrenim alanını savunacağız. Üniversite özerkliğine, ifade özgürlüğüne, cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi ne olursa olsun herkesin eşit biçimde sahip olduğu insan haklarına ve demokrasinin en temel ilkesi olan laikliğe sonuna kadar sahip çıkacağız. Toplumun tüm kesimlerinin parasız, bilimsel, laik, kamusal, eşit, anadilde ve nitelikli bir eğitim görmeleri için insan, toplum ve doğa yararına bir üniversite için mücadelemize; Boğaziçi Üniversitesi bileşenleriyle dayanışmaya devam edeceğiz” denildi.

SİYASİ İKTİDARDAN TALEPLERİMİZ
Marmaris’in demokratik kitle örgütleri ve siyasal partiler olarak siyasal iktidardan talepleri ise şöyle sıralandı:
*Tutuklanan öğrenciler derhal serbest bırakılmalı, ev hapsi uygulamalarına son verilmelidir.
* Boğaziçi Üniversitesi’nin geleneklerine saygı duyulmalı ve üniversitelerin özerk yapıda olmasının önü açılmalıdır.
* Başta LGBTİ+’lar olmak üzere her türden ayrımcı, dışlayıcı, ötekileştirici yaklaşıma son verilmelidir.
* Biz eğitim hakkı, bilimsel özgürlük, kurumsal özerklik, eşitlikçi özgürlükçü demokratik özyönetim ve özdenetim güvenceli çalışma kamusal finansman için mücadele edenler aşağı bakmadık, bakmayacağız.
* Şimdi hep birlikte nefret söylemine ve gençlerimizi hedef alan saldırılara karşı sırtımızı dönüp göğe bakıyoruz.

Bir cevap yazın