Marmaris’in iyilik meleği “Muhtar Annesi”

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’nın Marmaris ilçesinde 8 yıldır otellerin en yoğun olduğu Siteler Mahallesi Muhtarı Gülizar Pekpak, Marmaris’in iyilik meleği “Muhtar Annesi”. Mevlana’nın evrensel sevgi ve hoşgörü anlayışıyla büyüdüğünü söyleyen Pekpak’ın muhtarlık binası adeta bir aşevi. Kimsesiz, yardıma ihtiyacı olan, yol parası bulamayan, evinde yemeği olmayanların imdadına koşan “Muhtar Anne” SÖZCÜ HaftaSonu’na konuştu.

Muhtar olmazdan önce Muğla’nın Marmaris ilçesinde çamaşır yıkayıp, pazarlarında balık satarak geçimini sağlayan Siteler Mahallesinin Muhtarı Annesi Gülizar Pekpak, ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşan adeta bir iyilik meleği. Muhtarlık binasında pişirdiği yemeklerle ihtiyaç sahiplerini doyuran, yardıma muhtaçlara kol kanat gererek öğrencilerin hamisi olmayı sürdüren Pekpak, “Veren el, alan elden her zaman üstündür. Şükürler olsun binamızdan içeri siyasi, siyasetini kapıda bırakıp girer. Çerçeveye bakmaya gerek yok. At gözlüğüne ise hiç ama hiç gerek yok. Biz modern Türkiye’de yaşıyoruz ve bu modeli yürütmemiz lazım” düşüncesinden ödün vermiyor.
“Sabah kapıyı açıyorum karşında Atatürk. İşte o anda var ya ohhh diyorum. Bir bardak çayımı Atatürk ile göz göze içiyorum ve içim huzurla dolarak güne başlıyorum” diyerek SÖZCÜ HaftaSonu’na konuşan Muhtar Pekpak aslında ilkokul mezunu bir ev hanımı. 2013 yılında muhtarın istifasıyla emrivaki olarak azalıktan muhtarlığa getirilince odanın her yanını Atatürk poster ve bayraklarıyla süsleyen, 3 dönemden bu yana muhtarlığı sürdüren, Atatürk’ün emaneti ülkesi için çırpındığını söyleyen bir Türk kadını. Öyle ki tüm siyasetçiler muhtarlığa ancak siyaset yapmamak şartıyla girebiliyor. 

ÇERÇEVEYE, HELE DE AT GÖZLÜĞÜNE BAKMAYA HİÇ AMA HİÇ GEREK YOK
54 yaşındaki Muhtar Anne 3 dönemden bu yana açık arayla seçimleri kazandığını belirterek, “Bundaki en önemli faktör benim tarafsız olmam. Kesinlikle siyaset, din, dil, ak, gök, mor beni hiç ilgilendirmedi. İlgilendirmesi de mümkün değil. Yaşananlara, yaşatanlara, kime ne yaptıklarına baktım. Aslında bir fanusa binmiş geziyorsun. Bu fanus seni istesen de istemesen de bir yerlere götürüyor. O fanusu çok güzel kırarak çıktım içinden. Yaşlı gelirse ve derdi varsa onunla ağlıyorum. Genç ile gerekirse göbek atıyorum. Biz modern Türkiye’de yaşıyoruz. Bu modeli yürütmemiz lazım. Ben herkesin annesi, dostu, arkadaşı, yoldaşı ne isterse oyum. Muhtarlık çok feyz aldığım ve mutlu olduğum bir meslek. İşimi çok seviyorum. İnsanlara yardım ve mutlu etmeyi çok seviyorum. Akşam evime giderken mutlu gidebiliyorsam ben çok mutlu bir insanım. Çünkü insanlar mutluluk istiyorlar.”


MAHALLEMİZDE SORUN OLMAZ
Siteler Mahallesi’nin Marmaris’in en yoğun otellerinin olduğu bir yer olduğunu, kış nüfusunun 2 bin, yaz nüfusunun ise 10 binin üzerine çıktığını hatırlatan Pekpak, “Siteler çok güzel bir yer, burada olmak insanlara ayrıcalık yaratıyor. Mutluluk ve sevgi üretiyor. Burası Marmaris’in göbeği. Eğer oteller benden destek isterlerse veriyorum. Şu lazım diyorlar buluyorum. Zengin, orta halli, partili, partisiz hiç önemli değil. Kimin neye ihtiyacı varsa muhtarlık olarak oradayız. Biz büyüklerimizden böyle gördük. Burayı evimden daha çok seviyorum. Her şeyim burada. Hayat burada. Dostluk ve sevgi burada. Ben insanları çok seviyorum. Ne yapacaksan hayır duası almak için değil, içindeki sevgiyle yapacaksın. Bize büyüklerimiz vermeyi öğretti. İnsan verdikçe büyür. Bir meyveyi ağaçtan kopardıkça seneye ağacın çok vermesi gibiyiz biz de. Verdikçe mutlu oluyorum” diye konuştu.

MAHALLEMİZDE KİMSE AÇ KALAMAZ
Ramazan aylarında verdiği yemeklerle de hafızalara kazanan Muhtar Anne bununla ilgili olarak da, “Muhtarlık binamızda yemek hiç eksik olmaz. Bizim burada her gün yemek yapılır. Karnı aç olan gelir yer. Parası olmayan gelir yer gider. Mahallemizde çalışan belediyeden tutun da tüm kamu kurum ve kuruluşları işçileri, emekçilerine burada yemek yedirmeden göndermeyiz. Yoldan geçenlere ve beni tanımayanlara seslenerek karnın aç mı diye sorarım. Çekinir bazıları, ‘Len oğlum gel gari’ der zorla çağırırım. Çayımız sürekli kaynar. Bu giderler için sadece Siteler Mahalle oturanı değil, beni bilen tüm Marmarisli destek verir. Zengini, avukatı, kodamanı aklınıza gelecek herkes bana maddi ve manevi destek verir. Birinin ihtiyacını karşılamak için parti ayırmam. Sırasıyla hepsine müracaat ederim. Hepsi de ne istersem şimdiye kadar yaptı. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı.

OKUSAYDIM KAMER GENÇ’İN KADIN VERSİYONU OLURDUM
Çevresinde şakacı ve nükteden kişiliğiyle de sevilen Muhtar, “Ben ilkokul mezunuyum. Keşke okusaydım, Kamer Genç gibi olurdum. Bazı toplantılara gidiyoruz ve ben ortalığı kızıştırıveriyorum. Oğlum sen Kamer Genç mi oldun diyorlar. Ben onun bayan versiyonuyum diyorum. Espri de yapmak lazım. O da hayatın bir parçası. Dik bakmak da olmuyor. Muhtarların siyasi yanı olmaz, olmamalı. Muhtar her kapıya gece gündüz gidebilecek. Hiçbir konuda zorlanmıyorum. Çok da mutluyum. Artık beni bilen bildi, tanıyan tanıdı. İşe geçerken kek yapan getirir bırakır. Pasta yapan, börek yapan bırakır. Aç olan gelir yer gider. Bunlar yenilsin ki yenileri gelip çoğalsın. Yola gidemeyen olur bana gelir. Bulur buluşturur alırım biletini. Üniversitelisi, liselisi bilir ki burada muhtar anneleri var. Mutlulukla, severek yapılan her şey güzeldir. Hiçbir zaman acı meyve yoktur, acıyı da tatlıyı da biz yaratırız insan olarak. Bir de ben anneyim” dedi.

BEN ÇOK ÇEKTİM, YAPMADIĞIM İŞ KALMADI
Varlıklı bir aileden gelmediğini ve hayatın her türlü sıkıntısını çektiğini de sözlerine ekleyen Gülizar Pekpak, sözlerini şöyle noktaladı:
“Eski yaşantımla gurur duyuyorum. Hayatı tanıdım. Beni Marmaris ve özellikle Uzunyalı çok iyi bilir. Balık sattım. Çamaşır yıkadım. Benim nereden geldiğimi herkes biliyor. Bir ekmek yemek için önce boş leğen lazım. İçinde un da var ama onunla da ekmek olmaz. İçine biraz maya ve su koyup yoğuracağız. Bekleyeceğiz, kıvamı geldikten sonra ancak ekmek yapıp yiyeceğiz. Ben şahsen şu anda ancak ekmeğimi yemeye başladım. Yıllarım yoğurmakla geçti. Yaşım oldu 54. Çalışıp çabaladım. Emek sarf ettim ama Rabbim bana geri döndü. Herkesin de aynı felsefede olmasını arzularım.”

Bir cevap yazın