Kaunos Antik Kenti’ne destek protokolü imzalandı

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’da yürütülen arkeolojik kazılara yardımcı olmak, Muğla’nın tarih ve kültürel varlıklarının tanıtımını sağlamak, ulusal ve uluslararası tanıtıma katkı sağlamak amacı ile Kaunos Antik Kenti için hazırlanan destek protokolü imzalandı.

Muğla’da yürütülen arkeolojik kazılara yardımcı olmak, Muğla’nın tarih ve kültürel varlıklarının tanıtımını sağlamak, tarih ve kültür değerlerini sevdirmek, gerek ulusal gerekse uluslararası tanıtım ve gelişimine daha geniş katkı sağlamak amacı ile destek protokolü imzalandı. Protokol, Muğla’ya Hizmet Vakfı, Muğla Çevre Vakfı (MUÇEV), İl Sağlık Müdürlüğü, Muğla Turist Rehberleri Odası, Fethiye Müze Müdürlüğü ile Kaunos Antik Kenti Kazı Başkanlığı arasında gerçekleştirildi.
Vali Orhan Tavlı Başkanlığında, Muğla’ya Hizmet Vakfı 2. Başkanı Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız ve MUÇEV Genel Müdürü Gürkan Büyükkaralı, İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Zekeriya Bingöl, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanları Özgen Uysal, Suat Esin, Yüksel Aslan, Muğla Turist Rehberleri Odası Başkanı Hamdi Turhan, Fethiye Müze Müdürü V. Deniz Ongun’un yanı sıra Kaunos Antik Kenti Kazı Başkanlığını V. Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Çörtük’ün yürüttüğü Köyceğiz ilçesine bağlı Kaunos Antik Kenti ile ilgili hazırlanan destek protokolü taraflar arasında imzalandı.

KAUNOS ANTİK KENTİ
Kaunos, Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Çayı’nın (Calbis) sağ yakasında, Dalyan Beldesi’nin hemen karşı kıyısında yer alıyor. Kentin doğusunda bulunan Dalaman Çayı (İndos) Karia ve Lykia Bölgeleri’ni birbirinden ayıran doğal bir sınır olarak kabul ediliyor. Rhodos’un karşı kıyısındaki Kaunos’un hinterlandı kuzeyden Menderes Ovası’na açılan dağlarla, batı yönden ise denize bakan kaya mezarları ve vadilerle ayrılmış, yüzünü doğuya ve güneydeki Likya’ya doğru çevirmiştir. Kent, Dalyan Deltası tarafından ayrılan kuzey–güney doğrultulu dağ sırası içerisinde Ölemez Dağı’nın (İmbros) etekleri olan Sivrihisar ve Balıklar Dağı ile Kızıltepe tarafından kuşatılmaktadır.
Prof. Dr. Baki Öğün tarafından başlanılan arkeolojik kazılara bugün Prof. Dr. Cengiz Işık tarafından devam ediliyor.
Stoası ile birlikte Agora’nın büyük bir bölümü; Basileus Kaunios, Apollon, Aphrodite Euploia, Artemis-Kaunos Kybelesi, Demeter, Isis ve Sarapis gibi tanrı ve tanrıçalara adanmış kutsal alanlar; Çeşme Binası, Monopteros, Ölçüm Platformu ve Çarşı Bazilika’sı gibi önemli kamu binaları açığa çıkartılmış durumda. Roma Hamamı, Tiyatro ve Kubbeli Kilise gibi anıtsal yapılar temizlenerek ziyaretçilere açıldı.

KAUNOS’A ARKEOLOJİK PARK ÇABASI
Valilikten yapılan açıklamaya göre son yıllarda Kaunos’u bir “Arkeolojik Park” konumuna getirmek için ören içinde restorasyon ve onarım çalışmalarına ağırlık verildiği belirtildi. Açıklamanın devamı şöyle:
“Deneysel Arkeolojiden örnekler sunulmaktadır. Kentin ana arterleri açılmakta ve ziyaretçiler için yönlendirme ve bilgilendirme levhaları belli zaman aralıklarında yeniden tanzim edilerek yerlerine konulmaktadır. Kazılar ise, belirlenen programlar çerçevesinde ve de planlanmış restorasyonlara yönelik olarak sürdürülüyor. Teras Tapınağı’nın teras duvarları, Çeşme Binası, Palaestra ve Villa kapıları restore edilip yeniden ayağa kaldırıldı. Tiyatronun kuzey yöndeki tonozlu girişi ‘basamaklı’ bir resim galerisine dönüştürülmüş, ayrıca doğu yöndeki tonozlu girişin zamanındaki ahşap kapısı ile sahne binası önündeki “Periaktos”, izlerine göre yeniden tasarlanıp yaptırılarak yerlerine monte edilmişlerdir. ‘Adak Kumbarası’ ve ‘Zeytinyağı İşliği’ yeniden işler duruma getirilmiştir; Çeşme Binası’na kendi dönemindeki işlerlik kazandırıldı. Güney Şapel’in taban mozaiği, Doğu-Batı arterinin büyük bir bölümü açığa çıkartılmış ve ziyaretçiler buna göre yönlendirilmişlerdir. Her bir kamu binasının önüne metin ve restütüsyon çizimleri içeren levhalar yerleştirilmiştir.”

SULTANİYE KAPLICASI DA ÖNEMLİ YERE SAHİP
Kaunos’un yakınlarında bulunan Sultaniye Kaplıcalarının M.Ö. 100 yıllarında Kaunoslular tarafından kullanıldığının da belirtildiği açıklamada, “Su sıcaklığı 39 derece olan Sultaniye Kaplıcaları Türkiye’nin 98.3 ile en yüksek radyoaktiviteye sahip kaplıcasıdır. Radon değeri açısından da dünyada Endonezya’daki kaplıcadan sonra ikinci sırada yer alıyor. Radyoaktivite yüksekliği nedeniyle rehabilite edici özelliği vardır” ifadeleri kullanıldı.
Vali Orhan Tavlı, Muğla’daki tarihi kültürel değerlerin önemine vurgu yaparak imzalanan protokol ile antik kentlerin Muğla İl Kültür Turizm Müdürlüğünün yanı sıra diğer kurumlarla da iş birliği içinde yürütülecek çalışmalarla daha aktif hale getirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Bir cevap yazın