Muğla’da JES’e karşı tepkiler çığ gibi büyüyor

Genel, Haber
Haberi paylaşın

7 Ekim’de Resmi Gazetede Muğla’da 32 adet jeotermal sahanın ihale ile 3 yıl süreli arama ruhsatı ve 30 yıl süreli işletme ruhsatı verileceği haberinin yayınlanmasının ardından Muğla’da tepkiler çğ gibi büyüdü. Hemen her gün Muğla’daki sivil toplum örgütleri ve parti milletvekilleri karşıt görüşlerini sürekli dile getiriliyor. Bu tepkilere son olarak Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) de katıldı. Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “AKP’giller yerel seçimlerde teslim alamadığı Muğla’yı, topraklarını peşkeş çekerek cezalandırmak istiyor” dedi. En ilginci ise 10 sene önce Köyceğiz’de çıkartılan termal suya olumsuzluk raporu verilmiş, işlemden vazgeçilmişti ama arama ruhsatı verilen yerler arasında Köyceğiz de bulunuyor. 

Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yayımlanan ilanlaMuğla’da 32 adet jeotermal sahanın ihale edileceği ve 3 yıl süreli arama ruhsatı ile 30 yıl süreli işletme ruhsatı verileceği bilgisi devamında konunun 7 Ekim’de Resmi Gazetede yayınlanmasının ardından Muğla’da tepkiler çığ gibi arttı. Hemen her gün Muğla’daki sivil toplum örgütleri ve parti milletvekilleri karşıt görüşlerini sürekli dile getiriliyor. Bu tepkilere son olarak Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) de katıldı. Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “AKP’giller yerel seçimlerde teslim alamadığı Muğla’yı, topraklarını peşkeş çekerek cezalandırmak istiyor” dedi.En ilginci ise 10 sene önce Köyceğiz’de çıkartılan termal suya olumsuzluk raporu verilmiş, işlemden vazgeçilmişti ama arama ruhsatı verilen yerler arasında Köyceğiz de bulunuyor. 
Arama ruhsatlı sahalar arasında doğa harikası Marmaris’in Turunç, Bozburun, İçmeler, Bodrum Mazı, Türkbükü, Gökbel, Yalıkavak, Çamlık, Milas Gölyaka-Şenköy, Bafa, Ören, Bozalan-Kayaönü Ortaca (Dalyan), Datça, Dalaman, Seydikemer, Menteşe, Ula JES aranacak 32 yer bulunuyor. İşletme ruhsatlı sahalar ise Milas Karahayıt, Bodrum Dereköy, Köyceğiz ve Datça şeklinde sıralanıyor. İhaleler 26 Ekim’de sabah 09.30’dan itibaren 10’ar dakika arayla yapılacak. 

10 SENE ÖNCE KÖYCEĞİZ’DE BULUNAN TERMAL SU YETERLİ DEĞİLDİ
Yapılan açıklamada Köyceğiz’de ruhsatlı işletme sahalarının bulunduğu yer alırken Köyceğiz’de kayıtlara geçen bir JES araştırmasıyla ilgili olumsuzluk raporu verilmişti.
Hatırlanacağı gibi, 15 Mayıs 2010 tarihinde Köyceğiz İlçesi Çandır Köyü Horozlar Mevkii’nde Maden Teknik Arama (MTA) ekipleri 100 metreden 40 derecelik termal su bulmuştu. MTA Genel Müdürü Mehmet Üzer bulunan suyun 25 bin yatak kapasiteli bir yere yetecek kadar güçlü olduğunu açıklayıp, “Ülkemiz jeotermal açısından zengin ülkeler içerisinde olup Avrupa’da birinci dünyada ise yedinci durumda. Jeotermal yeşil çevre dostu. Elektrik üretimine uygun olanlar 100 derece üzerindeki sahalar. 78 dereceye kadar olan sahalardan elektrik, geriye kalanlardan ise konut ısıtmasında yararlanılabiliyor. Devamı ise termal turizmde kullanılıyor. Buradaki suyu 60 derece civarına çıkarırsak, o zaman termal turizm ile birlikte bu suyu sera ve otel ısıtmasında bile kullanma şansımız ortaya çıkıyor” şeklinde açıklama yapmış, fakat daha sonra derece ve kalite açısından beklenilenin altında olduğu gerekçesiyle projeden vazgeçilmişti.

CHP VEKİLLERİ KARŞI ÇIKTI
JES konusunun yeniden kamuoyuna yansımasıyla birlikte tepki sesleri de yükselmeye başladı. CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, “AKP iktidarının sistematik olarak Muğla’yı talan projesi için yine harekete geçildi. Bu cennet kentin kıyıları, koyları ve ovalarından ormanlarına kadar her yerini ranta çevirmek için özel bir çalışma yapılıyor. Yeşili, mavisi, ormanı ve denizi ile iç içe geçmiş bu doğa harikasına dünya gıpta ile bakarken, jeotermal kaynak arama izni vermek hangi amacın ön hazırlığıdır? Asıl amaç turizm alanlarını parsellemek. Jeotermal arama alanları sonradan turizm bölgesine çevrilip, buradan rant sağlanıyor” demişti.  
Yine CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin de, Seydikemer’den Bodrum’a kadar her yerin ihaleye açıldığını, bu gelişmelerden yerel yönetim ve STK’ların haberinin olmadığını belirten Girgin, “Bu yapılacaklar Muğla’ya ihanettir. Tepeden inmeci bir yaklaşımdır. İstanbul’a ihanet ettik demişlerdi, şimdi sıra Muğla’ya mı geldi? Muğla’nın jeotermal enerjiye açılmasının doğayı katledip, turizmi baltalamaktan başka hangi anlama geliyor? ?” diyerek sıkıntısını dile getirmişti.
MUĞLA İÇİN KARA BİR GÜN
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, JES’lerle ilgili ihalenin Resmi Gazete’de yayımlandığını belirterek “7 Ekim Muğla için kara bir gündür. Böyle bir güzelliğe, böyle bir cennet köşeye bu neden yapılır? Türkiye delik deşik edilmek isteniyor. Birden bire ne oldu da Muğla akıllara geldi? Çünkü kasa boş. Bu nedenle Türkiye’nin cennet köşesi Muğla satılmak isteniyor. Sayın Cumhurbaşkanı’na Marmaris’ten çağrı yapıyorum; artık dur” açıklamasını yapmıştı.

ÖZTUNÇ’A AKP’DEN CEVAP GELDİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztunç’un sözlerine AKP Muğla Milletvekilleri Yelda Erol Gökcan ile Mehmet Yavuz Demir yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama özetle şöyle:
“2007 yılında CHP’li Mazlum Ağan tarafından, Bodrum turizminin 12 aya çıkarılması yönünde Maden Tetkik Arama Enstitüsü Genel Müdürlüğüne başvuru yapılarak bölgedeki jeotermal kaynakların aranması istenmiş, buna ilişkin çalışmalar da yine MTA tarafından başlatılmıştır. Gelinen noktada, CHP Genel Başkan Yardımcısının kamuoyunu kandırmaya yönelik açıklamaları şark kurnazlığından başka bir şey değildir. Sanki ilk kez büyük bir keşif yapmış gibi, bölge muhalefet milletvekillerinin de kullanılması en basit deyimiyle acizliktir, basiretsizliktir. CHP’nin gelişime ve yatırımlara karşı olduğu tüm kamuoyunca da biliniyor. CHP’nin, bizi içine çekmeye çalıştığı bu çukura düşmeyeceğiz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu hizmetleri yerine getirebilmek için yapılan hizmetlerden CHP’nin neden rahatsızlık duyduğu anlaşılamamaktadır” denildi.

AKP’GİLLER SEÇİMLE ALAMADIĞI MUĞLAYI CEZALANDIRMAK İSTİYOR
JES konusuna son tepkiyi Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) yaptı. Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “AKP’giller yerel seçimlerde teslim alamadığı Muğla’yı; topraklarını peşkeş çekerek cezalandırmak istiyor” başlıklı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. Açıklamada, “Muğlalı vatandaşlarında çevrenin göz göre tahrip edilmesi ve birilerine peşkeş çekilmesine sessiz kalmamaları gerekir. Gelecek kuşaklara zehirli ve tahrip edilmiş doğa ve çevre bırakmak yerine, onurluca bir mücadele pratiği bırakmak zorundalar. JES’lerin doğaya ve yöre insanlarına nasıl zararlar verdiği Aydın’da somut bir şekilde yaşanıyor. Jeotermal Elektrik Santrali ile yörenin suları kirlenecek, buralardan pompalanan su, boru sistemlerinden gezerek geri gönderilecek ve bu işlem sırasında içeriğindeki kükürt ve tuz nedeni ile boru içerinde etkileşime girerek suda kirlenmeye neden olacak. Kirlenen su tarım toprağını, içme suyunu kirletip canlıların yaşamına zarar verecektir. Açık sistemlerde havaya hidrojen sülfür, karbondioksit, amonyak, metan ve bor yayılacak. Çürük yumurta kokusuna benzer bir koku ile bölge halkı orada duramaz hale gelecektir. Aynı zamanda açığa çıkacak kükürt dioksit asit yağmurlarına sebep olacak ve bu yağmurlardan ağaçlar, bitkiler, göller, akarsular etkilenecek. JES’lerden çıkacak ve havaya karışacak gazların küresel ısınmaya da neden olduğu biliniyor. Bu durum yöre insanında kanser vakalarının artışına da neden olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Bir cevap yazın