Devletin 225 milyonluk evleri çürüyor

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Bir zamanların ünlü iş insanı Selim Edes’in sahibi olduğu ESKA şirketi tarafından Muğla’nın Dalaman ilçesinde 1989 yılında yapılan İncebel Tatil Köyü’nün Orman Bakanlığı ile olan davası geçen yıl mülk sahipleri lehine sonuçlandı. Tatil köyünde şu anda tanesi 1- 1,5 milyon liradan satılan dubleks evlerden Vakıfbank’a ait 225 ev ile 3 arsa bulunuyor. Mülk sahipleri bankanın harabe durumdaki evleri için bir an önce evlere çözüm getirmesini istiyor.    

MARMARIS/DHA: 20 YILDIR BOS DURAN VE HENUZ TAMAMLANMAMIS BIR TARAFI DALAMAN HAVALIMANINA BIR TARAFI DA DENIZE BAKAN EVLER VIRANEYE DONDU. FOTO: MUSTAFA SARIIPEK/DALAMAN, (DHA)

Bir zamanların ünlü iş insanı Selim Edes’in sahibi olduğu ESKA şirketi tarafından Almanya’daki gurbetçiler ile yabancılara satılmak üzere Muğla’nın Dalaman ilçesinde 1987 yılında yapılan İncebel Tatil Köyü’nün Orman Bakanlığı ile olan davası geçen yıl mülk sahipleri lehine sonuçlandı. Tatil köyünde şu anda tanesi 1- 1,5 milyon liradan satılan dubleks evlerden Vakıfbank’a ait 225 ev ile 3 arsa bulunmasına rağmen evler virane gibi çürümeye terk edilmiş durumda. Harabe durumdaki evlere bir an önce çözüm getirilmesini isteyen mülk sahiplerinden yönetici Eczacı Cengiz İlhan, “Kat mülkiyeti ve yönetim oluşturamıyoruz, evleri tüm site sakinleri olarak almaya hazırız” dedi. 

EVLER NASIL VE KİMLERE YAPILDI?
Hatırlanacağı üzere müteahhit ve iş insanı Selim Edes 1987 yılında Dalaman’ın İncebel mevkiinde 659 konutluk tatil sitesi yapmaya başladı. Müşteri portföyü olarak da Almanya’da yaşayan gurbetçiler seçildi. Evlere devlet güvencesi verilirken, konutlar da Turgut Özallı yıllarda Avrupa’nın dört bir yanında, gazete ve televizyon reklâmlarıyla tanıtıldı. Cennet gibi tatil köyü düşü kuran gurbetçilerle, içlerinde iş insanı Kemal Sözen’in kızı Elif Sözen ile evli olan Almanya’nın eski Başbakanı Helmut Kohl’un oğlu, Peter Kohl’un da bulunduğu çok sayıda Alman, Hollanda, İngiliz, Belçika, Amerika, Danimarka, İtalyan ve İran’dan zengin vatandaşlar 65 bin markla( 36 bin 745, 15 Dolar. 277 bin 58,431 TL), 150 bin mark (84 bin 796,5 Dolar. 639 bin 365,61 TL)arasında değişen fiyatlarla üç ayrı tipteki villalardan satın aldı. Bir o kadar da içlerine masraf yaptı. 659 konutun 239’u tapusunu ancak alabildi. Orman Genel Müdürlüğü arazinin orman sınırları içinde yer aldığı gerekçesiyle tapu iptal davası açtı. Konutları yapan ESKA şirketi iflas edince devlet adına garantör olan Vakıfbank da alacağına karşılık henüz yapımı tamamlanmamış 225 ev ile 3 arsaya el koydu. Davalar 2019 yılında mülk sahipleri lehine sonuçlanıp kesinleşince mülk sahipleri son imar affından da yararlanarak tapularını aldı.

BURADA BİR SERVET ÇÜRÜYOR
SÖZCÜ Gazetesi’ne özel açıklama yapan mülk sahibi site yöneticisi Eczacı Cengiz İlhan, Davanın bir yıl önce mülk sahipleri lehine sonuçlanmasına rağmen Vakıfbank yönetiminin hiçbir şey yapmadığını belirtti. İlhan, “Banka artık evlerine sahip çıksın. Burada bir servet çürüyor. Eğer banka bu evleri istemiyorsa bunları site sakinlerine satsın, parasını da kurtarsın. Ya da toplu ihale yapsın. Bir an önce bu evler bitirilerek oturulur hale gelsin. Artık bu görüntüden bıktık. Görüntü rezilliği de cabası. Kapısı, penceresi yok mağara gibi. Diğer evlerin hepsi sahiplendi ve oturulur halde. Elektrik, su telefon, interneti bağlı. 300 aile evlerinde yaşıyor. Vakıfbank evleri burayı harabe gösteriyor” dedi.

EVLERİN DEĞERİ 1- 1,5 MİLYAN LİRA
Evlere yapılan tadilatlar neticesinde değerlerinin 1 – 1,5 milyon lira arasında değiştiğini belirten Cengiz İlhan şunları söyledi:
“Bir yıldır evlere banka hiç dokunmadı. Hemen yanımdaki ev bankanın. Hiçbir izolasyon yapılmadığı için çileyi biz çekiyoruz. Yağmur yağıyor, o taraftan evimize su geliyor. Evler şu anda ki yıkıntı haliyle 300 – 350 bin liraya hemen satılıyor. Tadilat sonrasında 1 – 1,5 milyon arasında değişiyor. Bunları yapıp satsa kendi parasını da kurtarmış olacak. Dünya servet yatıyor. Rant peşinde olanlar buralarda cirit atıyor. 350 bin liraya alıp içine 200-250 bin lira harcayıp 1 – 1,5 milyon liraya satıyorlar. Vakıfbanklı yöneticiler bunu bilmiyor mu? Aklıma acaba banka yönetimindekiler avanta mı bekliyor sorusu geliyor. Kendilerine bir çıkar mı bekliyorlar? Her şey kesinleşti, tedbirler kalktı. Herkes evinde tadilat yapıyor. Sitenin ortak kullanım alanı içinde olması gereken yüzme havuzu, su depoları ve trafo yerlerinin tapuları Vakıfbank üzerinde olduğu için buralara kimse bir şey yapamıyor. Burada çok sayıda ülke çapında tanınmış iş insanları ve ailelerin de yerleri vardı. Çoğu satıp buradan kurtuldu. Bedrettin Dalan’ın hala evleri var ama peyder pey sattığını duyuyorum. 30 yıldır çektiklerimizin üzerine şimdi de banka çektiriyor”

BANKA GENEL GİDERLER İÇİN BİR LİRA BİLE ÖDEMEDİ
Vakıfbank’ın evleri bitirmemesi nedeniyle diğer mülk sahiplerinin de oturma ruhsatı almadığından kat mülkiyeti ve yönetim oluşturamadıklarını da söyleyen İlhan, “Bankanın bu engelleri ortadan kaldırması gerekir. Vakıfbank buraya şimdiye kadar hiçbir destekte bulunmadı. Burayı biz yaşanır halde tuttuk. Banka tek maddi katkı yapmadı. Duvarlar ve yol bakımları, evlerin korunması, yol aydınlatmalar, güvenlik giderlerinin hiç birisine katılmadı. Arıtma tesisimizi kendimiz kurduk. Su ve elektriğimizi biz getirdik.  Vakıfbank hazıra konduğu halde evlerine sahip çıkmıyor. Artık gerçekten bıkıp usandık” diye konuştu.

SERVETİ ÇÜRÜTMEYİN BİZE SATIN
Sitede oturanların genelde varlıklı insanlardan oluştuğunu da hatırlatan Cengiz İlhan, “Banka bir şey yapmayacaksa buradaki evlere şu anki haliyle talibiz. Site olarak hepsini alabiliriz. Dünya servet çürüyor. Rant peşinde olanlar buralarda cirit atıyor. Vakıfbanklı yöneticiler bunu bilmiyor mu?” dedi.

Bir cevap yazın