Dr. Öztürk, “Pandemi ‘Çi’ enerjimizden çaldı”

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’nın Marmaris ilçesinde Kalimerhaba Derneği tarafından Corona Kahramanları Onuruna düzenlenen “Sonsuz Şükran ve Teşekkürler” adlı etkinliklere “Pandemi Psikolojisi ve Sanat” söyleşisi ile konuk olan Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesi Pratisyen Hekim Dr. Dilek Pekiner Öztük, “Pandeminin ‘Çi’ enerjimizden çalmasına artık izin vermeyelim” dedi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde Kalimerhaba Derneği tarafından Corona Kahramanları Onuruna 1-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenen “Sonsuz Şükran ve Teşekkürler” adlı etkinliklere “Pandemi Psikolojisi ve Sanat” söyleşisi ile konuk olan Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesi Pratisyen Hekim Dr. Dilek Pekiner Öztük, “Pandemi ‘Çi (Evrensel hayat enerjisi)’ enerjimizden çaldı, artık buna izin vermeyelim” dedi.
Etkinliklerin dördüncü gününde “Pandemi Psikolojisi ve Sanat” söyleşisinin konuğu olarak sahneye çıkan Dr. Dilek Pekiner Öztürk, Covid 19 ve türevleri ile ilgili çıkış ve gelişim sürecini anlattıktan sonra  “Ne yaptık pandemi de? Toplu yaşamdan evlerimize kapandık, birçoğumuz yasak korkusuyla ama birçoğumuz bilinç ile izole olduk. Korktuk, dehşete kapıldık, sevdiklerimiz ve kendi hayatımız için endişe duyduk. Durduk, durduk, durduk, yavaşladık, sakinleştik, düşünmeye başladık. Hapsolduğumuz evlerimizde, güneşin ve nefes almanın önemini kavradık. Yataktan kalkınca artık rahat nefes alabildiğimiz için şükrediyoruz, farkında mıydık daha önce?
Ve sağlık çalışanları, yüksek meslek riski, görevi başında hayatını kaybedenler, çok acı günlerdi, hala devam ediyor. Bu aşamada daha da sorumlu olmak zorundayız. Korkuyla değil bilinçle yola devam etmeliyiz” dedi.

HAYAT DA, SANAT DA MESAFEYLE PANDEMİ DE DEVAM EDECEK
Pandemi döneminde hem kendi ve hem de çevremizdeki canlıların yaşamlarıyla ilgili olarak sorumlu davranmak zorunda olduğumuzu söyleyen Öztürk, “Sorumlu davranmak zorundayız ama hayat da sanat da mesafeyle pandemi önlemlerine uygun şekilde ve yeni değer yargılarıyla devam edecek. Tek dostumuz ve çıkışımız güzel şeylere odaklanarak enerjimizi yükseltmek. Güzellikler ve duyguyu enerjiye dönüştürmek için sanat diyorum” diye konuştu.

Çİ DENEN YAŞAM ENERJİMİZİ ÇALDIRMAYALIM
Korku, öfke, üzüntü, hüzün, kızgınlık gibi duygular insanların  “Çi” denen yaşam enerjisini çaldığının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Öztürk şunları söyledi:
“Korkudan, öfke ve hüzün ile kızgınlık duyguları bizim “Çi” denen yaşam enerjimizden çalar, vücut direncimizi düşürür. Fizik bedenimizdeki 7 ana çakra, yani enerji jeneratörlerimizin dengelerini bozar. İşte bu da hastalıklara davetiye çıkartır. Biz etten- kemikten ibaret bir canlı değiliz. Bizim bedenimizin hemen dışında bir zihin bedeni, sonra da bir duygu bedenimiz var. Yani bir enerji bedenimiz var. Düşüncelerimiz, duyguya, onlar da maddi deneyimlere dönüşür. Kaygı ve endişe, duygusuna da girersek gerçekleşmiş olarak kapımıza dayanır. Enerjimizi kötüye ve kaygıya değil, güzele sevgiye odaklamalıyız. İşte kurtarıcı, zencefil ve sanat! Daha çok okuyun, daha çok müzik dinleyin, şarkı söyleyin, dans edin her gün, yaptığınız her işi farkında olup keyifli hale getirin.”

SEVEREK YAPTIKLARINIZ RUH VE ENERJİ BEDENİNİZİ GÜÇLENDİRİR
Ruh ve enerji bedenini güçlendirmek için her şeyi severek yapmak gerektiğini de söyleyen Dr. Öztürk, “Zevkle yaptığınız yemekten, güzellikle kurduğunuz sofradan, severek dinlediğiniz müzikten zenginleşecek ruhunuz ve enerji bedeniniz güçlenecek. İşte o zaman virüsler sizin yüksek titreşimli bedeninize uyum sağlayamayacak. Daha çok güzellik ve sanat terapileri, müzik terapileri, dans terapi, kahkaha yogası. Ve evet hayatınıza yogayı katın, özellikle her yaşta her beden yapısında kolayca yapılabilecek, çakralarınızı mükemmelce dengeleyecek olan ‘Yin’ yogayı tavsiye ederim” diyerek, hem Covid 19 Pandemisi’nin gerçeğine hem de önlemlerine dikkat ederek yaşama devam konusunda toplumu, ruhen bedenen güçlü kılacak tavsiyelerde bulundu.

Bir cevap yazın