Mürefte’nin bozulan eski dokusu çok üzücü – 6

Genel, Haber, Övgün Ahmet Ercan
Haberi paylaşın

Çok önceleri Mürefte ile köyleri, Doluca ile Melen tepelerinin kucakladığı karadan bağlantının olmadığı küçük bir kasabaymış. Yol dediğin, deniz kıyısındaki çakıllardan, atların, eşeklerin, at arabalarının geçtiği yermiş. Bu yol bile Gaziköy’de (Ganos) bitermiş. Gelibolu ile bağlantısı o dönemde Mürefte’ye bağlı Şarköy imiş. Tüm ulaşım denizden sağlanıyormuş. Konstantinope’le bile şaraplar, üzümler, kıyıya yanaşamayan gemiye, kayıkçılarla, fıçılar denizde zincirlenerek çeke çeke taşınırmış.
Günümüzde, Tekidağ-Barbaros-Kumbağ-Uçmakdere-Gaziköy bağlantılı, sarp Işıklar Dağını aşan yol 1971-1973 dolayında toprak olarak bitirilmiş. O dönemde Orta Okul Müdürü olan Necati Işık, öteki yetkililerle motorlu tekneye Mürefte’den binip, Uçmakdere kıyısına denizden gelmişler. Sonra 1,5 km yürüyerek, toprak yolun açılışını yapacak İlbeyi beklemişler. Günümüzde bu yol oldukça güzel asfalt. Ancak dar olduğundan özen gösterilmeli,(Necati Işık, sözlü bilgi, 2020).
1900 yıllarında Mürefte bir merkez kasabaymış. Yangınlı 1912 depremiyle, Bulgarın I. Balkan Savaşında ele geçirmesiyle, Mübadele ile küçülmüş. 1967’e den Şarköy Mürefte’ye bağlıymış. Şimdi Mürefte Şarköy’ün bir köyü(mahallesi). Şarköy’ün çoğunu 38 bin, Mürefte 2 bin 500. Şarköy, Mürefte çekişmesi bildik bileli sürekli varmış. Mürefteliler asla Şarköylüyüz demezler, (Adnan Kutman, sözlü bilgi, 2020).
Günümüzde Mürefte’ye geldiğinizde deniz kıyısına duvar çekilmiş gibi 5, kimisi 6 katlı yüksek betonarme yapıları görüp üzülürsünüz. Kıyıda o günlerden geri kalan yalnızca, batı burundaki Kutman ile eski Rum şaraphaneleri, doğuda dere kıyısındaki ahşap evdir. Gerisi yerle bir edilmiştir. Bir tarih, anılar yok edilmiştir.
Gelin bu işi size bana anlatılanlardan dile getireyim; Trablusgarb, Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı, Türk Kurtuluş savaşına katılmış Mehmet Kazım Dirik Paşa (1881, Manastır, Makedonya-1941 Edirne) Trakya sorumlusu olarak Mürefte kent planını dama tahtası gibi, 1935-1941 arası II.Trakya genel müfettişi iken o yapmış. Çınar ağaçlarını Kemal Karol bucak müdürü iken diktirmiş. Caminin yanındaki ulu çınar ağacı 100 yılını çoktan geçmiş bir anıt ağaç. O nedenle tüm Mürefte sokaklarının tümü de çınar gölgesiyle örtülüdür. Yazın sokaklarda gölgeden güneşi göremezsin.
Mesut Aker’in eşi Gülferiz(Gül) hanımın babası Mustafa Yıldız, 1955 ile 1960 arası DP döneminde belediye başkanlığı yapmış. Belediye başkanı olmadan önce, günümüzdeki Kazım Dirik Çaybahçesi ile onun ardındaki kahveyi işleten çok çalışkan, Osmanlının Arnavutluk bölgesinden bir kişiymiş. Arnavut dilini de konuşurmuş. Bir oğlu, iki de kızı olmuş. Ancak o hepsini oğlan istediğinden biraz burukmuş. Ne var ki onu yaşlılığında o iki kızı bakmışlar. O kadar çevik biriymiş ki, elinde çay askısıyla bir metrelik duvardan atlarmış, (Gül Aker ile Gülay hanım, sözlü bilgi). İbrahim Aker ile Mustafa Yıldız, yakın arkadaş, ayrıca koyu DP’li imiş. 1957’de Cumhurbaşkanı Celal Bayar, DP Mürefte’de seçimi kazanınca “teşekkür” için Mürefte’ye geldiğinde ondan tahta köprü yerine betonarme köprü istemişler. O da 1957-1958’de bugün de kullanılan betonarme iskeleyi yaptırmış. Ancak günümüzde, 275 adım boyundaki o iskeleye yanaşan ne tekne var, ne de gemi. Yalnızca birkaç balıkçı olta atar, sabahları yürürler, birkaç kişi de denize girerler, dalgıçlar demirlerinden midye toplarlar, o kadar.
O dönemde, Mürefte Rumlar, Ermeniler ile Türklerden kalma eski dokusunu hiç değişmeden korumuş. Satış, taşıma, deniz yoluyla gönderme kolay olsun diye çakır işlikleri(şarap evleri) deniz kıyısında yapılmış (Adnan Kutman, sözlü bilgi 2020). Günümüzdeki Pelikan-Arı balıkçının alt yanındaki boş alanda Ortodoks Kilisesi varmış, (Reşide Perçin, özlü bilgi, 2020). Onun çevresinde Rumlar otururmuş. Tükler yukarıdaki caminin çevresinde, Ermeniler de Pazar kurulan yerin batısında.
Başbakan Turgut Özal ile birlikte, kent tasarımları Ankara’dan alınıp, kent tasarımı yapma yetkisi belediyelerine verilince, Belediyelerde de kent tasarımları konusunda uzman olmayınca, bilgisi olmayan, ancak yetkili olan kişiler akıllarınca davranarak, Türkiye’de tüm kentlerin simgesel kültür dokuları bozmuşlardır. Bilirim, o çağda, yüksek yapı sanki, çağdaş kentleşmenin simgesi gibi görülürdü. Günümüzde bu düşünce halen sürmektedir. İstanbul’da bile son 20 yılda yaklaşık 100-150 gökdelen yapılmıştır. Şimdi pişmanız, ancak geri dönüşü yok.
İşte, o dönemde Mürefte’deki ANAPlı Belediye Başkanı Kemal Karagöz (1983-1997) imiş. Kemal Karagöz bey, yalnızca ünlü bir kasap değil, ayrıca Tıp Fakültesini bitiren bir doktormuş(Ali Karagöz, sözlü bilgi 2020). Kemal bey tuttuğunu koparak bir kişiymiş. Sert davranışlı, sabah erkenden kalkıp tüm Mürefte sokaklarını adım adım karışlayan çok titiz birisiymiş. Onun döneminde ne denizde, ne de sokaklarda bir tane bile çöp görülmezmiş. Parke yolları söktürüp beton döktürmüş. Sonra o betonlar sökülüp karo kaplanmış. Mürefte de, Özal’ın esintisine kapılıp, eski yapıları ortadan kaldırıp, kıyılara 5 kat izin vermiş. (Abdullah Perçin, Mesut Aker, Adnan Kutman, 2020 Sözlü bilgi).
Ne yazık ki, Mürefte’de 1200 tane onaylı eskiden kalma evler, ortadan kaldırılmış. Günümüzde eskilerden yalnızca 14 tane tarihi ev kalmış. Onların çekimleri de aşağıda veriyorum. Denizden kepçelerle topladıkları tuzlu, midyeli kumları, yapılarda, betonda kullanmaya başlamışlar. O dönemde tuzlu, deniz kumlarının beton yapmaya uygun olmadığı bilinmiyorlarmış. Hemen hemen tüm Ege kıyı kuşağında olduğu gibi, kıyı kuşağına yazlıkçılar için, çok katlı evlerinin yapılmasına izin verilmiş.
Güzel olan, Marmara Birlik’i Mürefte’ye getiren de oymuş. Ne var ki, Marmara Birlik Yapıları eski Rum Mezarlığı kaldırılarak üzerine yapılmış. O günden sonra bağları söküp zeytin diken, zeytin üreticileri ürünlerini rahatlıkla Marmara Birliğe vererek, gelir güvencesi sağlamışlar. Halk bu iş için ”Allah razı olsun” diyor. Ayrıca, Birlik yapısında bir evlendirme ile toplantı tünlüğü yaptırarak büyük bir katkıda bulunmuş. Bunun dışında, Mürefte’ye gemilerle indirme-yükleme için bir liman tasarlamış. Böylece Tekirdağ’ın deniz tecimini Mürefte’ye kaydırmak istemiş. Sonradan limanın T’si iptal edilmiş. Günümüzde burası yat limanı olarak kullanılıyor.
Kemal Beyin oğlu günümüzde Karagöz Ali lakabıyla kasaplık yapıyor. Eti, ayrıca yaptığı antep fıstıklı sucuklarının tadına doyamazsın. Mürefte’de kaldığımız süre içinde dana etini, sucuğu Karagöz Ali’den, oğlak etini de Umut kasaptan aldık.
Depremin bir yasası vardır; “Bir yerde belli büyüklükte bir deprem olmuşsa, gelecekte o yerde en az o büyüklükte bir deprem olacaktır”. Ne yazık ki, M7,4 büyüklüğünde bir depremi görmüş, Kuzey Anadolu Kırığının Gaziköy, Uçmakdere, Yaylaköy, Kirazlı, Tepeköy, Mursallı’dan dağları taşları yıkarak, önüne katıp sürükleyerek geçtiği, birinci derece deprem bölgesi olan Mürefte’de, altında tünek sular bulunan, sığ temelli 5 katlı yapılar birer intihar tabutudur. Ne yazık ki bu çok katlı, sığı temelli, tuzlu kumla yapılan yapılar deprem bakımından Mürefte’de can güvenliğini sarsmaktadır. Antik dokunun bir daha geri gelmemek üzere bozulması bir yana, bu yapıların ivedilikle 2-3 kata indirilmesi oralarda oturan kişiler için yaşamsal gereklidir.
“Depremden korkuyoruz” demek yetmiyor. Bir deprem bilimci olarak Müreftelilerin can güvenliği için uyarıyorum. Bu tür yapılar yıkılmalıdır. Özellikle, Ermeni mahallesinde göçmeye yüz tutmuş, eski yapılar onarılarak gezginciliğe açılmalıdır.
Eski İstanbul Ağır Suçlar Amiri olan Abdullah Perçin bey Gölcük depremi ile birlikte 1999’da belediye başkanı olunca, yapılaşma iznini üç kata indirmiş. Ancak olan olmuş, o dilberim Mürefte’nin bir ile iki katlı simgesel dokusu ortadan kalkmış. Atatürk anıtını Karabük’te, 25 metre bayrak direğini Gelibolu 2.Kolordu komutanına Abdullah Perçin(1999-2009) yaptırtmış. “Hükümet sokağına” “Atatürk” adını da o vermiş. Poyrazla dalgalı olan deniz kıyı yollarını vurarak göçertiyormuş. DLH’ya(Devlet Limanlar ve Hava Yolları) çatal biçimli boynuzları yaptırarak, göçmeleri durdurduğu gibi yüzme alanlarının oluşmasını sağlamış. Kutmanlarla birlikte, caminin karşısındaki eski bir Rum evi olan, sonra jandarma karakolu olarak, bir dönemler ilkokul öğretmenlerinin lojman olarak kullandıkları evi Mürefte Okumaevi yapmışlar. Görevlinin aylığını Adnan Kutman karşılamış. Ancak günümüzde kullanılmadığından kapalı(Abdullah Perçin, sözlü bilgi, 2020). O dönemde eşi Reşide Perçin’in ön ayak olmasıyla, halkın elinden eskiden kalma giyim kuşam, kullanılan eski eşyalar, silahlar toplanarak, bir Mürefte Kültür evi, ya da “Eski Yaşantı Sergisi” Pazar yeri yakınında yapılmış. İstek üzerine açılıp gezdiriliyor. Ne var ki, buradaki eski eşyaların büyük bir bölümü Şarköy Kent Müzesine götürülmüş.
23 Temmuz 2020

Bir cevap yazın