Geçti Bor’un pazarı sür eşeklerini Niğde’ye

Genel, Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

Bu bir atasözümüz. Kıssadan hisse meselesi. Bor, Niğde’nin bir ilçesi. Bor pazarını kaçıran zorunlu olarak eşeğini Niğde pazarına sürermiş. Anlatılan bu.
Dedik ya kıssadan hisse.
Yılların Fenerbahçe’si..
Ne hallerde..?
İki yıldır “İç güveysinden hallice”
Denk geldi, bu da atasözlerimizden.
Ne anlama geldiğini bilenler bilmeyenlere anlatsın.

**
Sözü Fenerbahçe’den açtığımıza göre demek ki konu futbol. Futbolun ana unsurlarını teşkil edenler ise kulüpler, başkan, yönetici, futbolcu ve teknik yönetimler. Bunlar taraftarı mutlu ya da mutsuz eden, seyir unsurunun öne çıkanlarında ki ana faktörler. Bu faktörleri etkileyen ana unsurlar ise futbol federasyonu, federasyonun kurulları ve en önemlisi de hakemler.

**
İğneden ziyade çuvaldızı ilk olarak yönetime batırmak gerekiyor: Tüm kulüplerin hepsini tek tek ele aldığımız zaman ortaya çıkan en önemlisi kulüp başkan ve yöneticilerinin yanlış transfer politikaları ön plana çıkıyor. Hiç kimse lafı eveleyip gevelemesin. Yabancı transfer edeceğim diye milyonlarca dolar ya da Euroları saçmanın karşılığını gördünüz mü?
Hala göremiyorsanız eğer gözlerinizi bir kenara bırakıp gidip kulaklarınızı yıkatınız(!)

**
Tarihleri şampiyonluklarla dolu “Üç büyükler” Bor’un pazarı geçtiğinden hangi pazara neyi süreceklerini şaşırmış durumda. Şu anda şampiyon Başakşehir. Tebrikler. Hakemler, TFF kolladı şeklindeki söylentiler diğer tüm kulüpler için de geçerli. Herkes şöyle ya da böyle hakem haksızlığına uğradı. Bu bir gerçek. Ben masa üstü, masa altı çalışmaları anlamam arkadaş. Daha önce sizler de yapmadınız mı?

**
İşin gerçeğine bakmak gerekirse bence de bu kadar şaibeli bir sezon şimdiye kadar yaşanmadı. Federasyon ve hakemler olarak o kadar çok yanlışlar yapıldı ki hangi birini yazalım.
Ortada herkesin bildiği gerçekler bunlarken şimdi gelelim diğer gerçeklere:

**
Eyyy Konyasporlu futbolcular. Son iki haftada hem de şampiyonluğa oynayan Başakşehir ve Trabzonspor karşılaşmalarında ortaya koyduğunuz futbolu şimdiye kadar neden sergilemediniz? Şimdiye kadar neredeydiniz? Demek ki o kudret damarlarınızda varmış. Şimdiye kadar yönetim, başkan ve taraftarı üzmeye hakkınız var mıydı? Eğer küme düşerseniz yazıklar olsun size.

**
Gelelim Fenerbahçe’ye; Başkan yanlışları ve ne yapıp yapmadıkları bir kenara. Ali Koç, büyük umutlarla başa getirildi. Geçen yıl takım küme düşmemeye oynarken bir puan daha alsa Avrupa kupalarında oynayacaktı az daha. Daha o günlerde plansızlık ortaya kondu ama çiçeği burnunda başkana büyük tolerans gösterildi. Alınan futbolcu sayısı ve harcanan paraları da geçtik bir kenara. Takımın başına yeni yönetimde kaç hoca geldi ve neler yaptı? İki yılda kimler alındı ve kimler gönderildi? Ne kadar para harcandı? Hadi bunları da geçtim. Maziye dönmek bit pazarında çare aramaya benzer.
Geldik günümüze:
Transfer yaptın – yapamadın sözlerini geçin abi. Yılların Fenerbahçe’sinde bunların konuşulması bile abesle iştigal. Herkesin bildiği o Fenerbahçe istediği futbolcuyu almakla ünlü. Detayını yazmama gerek yok. Bilenler bilmeyenlere bunu da anlatsın.
Sarı lacivertliler sözün oma geçen yılın can havliyle bu seneye sarıldı. Şampiyonluğun en büyük adayı gösteriliyordu.
Sonuç?
Yine hüsran.

**
Son söz: Bor Pazarı’ndan umduğunu bulamayan ve hangi pazara gideceğini bilemeyen Fenerbahçeli futbolcular, önce Ziraat Kupası’na ruhsuz bir futbol ile havlu attı. Sonra ayağına kadar gelen Avrupa Kupalarına katılma fırsatını kaybettiler. Bir zamanlar girenlerin çıkmakta zorlandığı Fenerbahçe Stadında neredeyse mahalle arasında kurulan takımlar bile ellerini kullarını sallayarak çıktı, yenilgiler dönemi başladı.
İşin en acısı ne biliyor musunuz?
O hangi pazara neylerini süreceklerini bilemeyen milyonlar değerindeki futbolcular, Beşiktaş karşısında öylesine bir futbol ortaya koydular ki, “Şimdiye kadar neredeydiniz, bilmem ne bilmem ne” diye övgülerin sahipleri olup herkese parmak ısırttılar.
Son sözü uzattık:
Hadi be;
Geçti Avrupa’nın pazarı, şimdi biz neyi ve nereye sürelim?

Bir cevap yazın