Maske

Genel, Haber, Uzm. Dr. Hüsnü Kurtuluş
Haberi paylaşın

Corona Pandemisi ne zaman sona erecek?
Tüm dünya odaklanmış ama bir türlü yanıt gelmiyor.
Farklı kulvarlardan birbirini tutmayan açıklamalar gelmeye devam etse de vatandaş olarak elimizden; hijyen kurallarına uymak, sosyal mesafeyi korumak ve maske takmak dışında pek bir şey gelmiyor.
Bu üç tedbir içerisinde maske; en bilinmeyen, en karmaşık, en mistik olmasıyla üzerinde durmayı hakediyor.
Maske, bazen bir metafor, bazen gerçekliğin ta kendisi…
Dilimize Fransızcadan geçmiş olan kelime; yüze takılan, kumaş ya da karton benzeri malzemeden yapılma mask anlamına gelirken duyguların saklanması, rol yapılması, sızdırılmaması olarak da sıklıkla karşımıza çıkar.
Maske, insan yüzüyle onu çevreleyen dünyayı birbirinden ayırır. Sınır olma fonksiyonu ona farklı yüzeyleri birbirinden ayrı tutma statüsü verirken maske sahibine de -bir oranda- özgürlük vadettiği de bir gerçek, cellatların maskesi vardır, ismi yoktur mesela, ameliyathane de giyinmiş bir cerrah gibi.
Albert Camus, hekimler ile cellatların insan etinin doğal dokunucuları olduklarından bahsederken onların anonimleşmiş kimliklerine de vurgu yapmıştır elbette.
Gizli örgütlerin gizli toplantıların ve eylemlerinin en baş aksesuarıdır maske; ku klux klan örgütü de zencileri katlederken maskelerini takmayı asla ihmal etmemişlerdir. Sanki cinayeti işleyen insanlar değil de kişilik kazanmış ku klux klandır.
Fransa kralı 14.Luis, kesin olmamakla meşru veliaht prensin yüzüne demir bir maske takarak onu sadece öldürmemiş, onun kimliğini de yok etmiştir.
Sinema endüstrisinin konuyu keşfetmesi de sinema tarihi kadar eskidir. Zoro, Süperman, İronman, Batman gibi insan-kahraman elinde maske insani özellikleri örten hatta yok sayan bir araca dönüşür.
Derinliklerimizdeki kahraman mitini allayıp pullayıp tekrar tekrar satar. Alıcısı hazır nasıl olsa.
Yaşadığımız çağın hızı ve zorlayıcılığının globalden yerele, yerelden globale kesişen ve ayrışan yönleriyle tüm insanlığın sonunun maskeli balo olacağını söylüyor ve ekliyor; elindeki maske neyse sende osun…
Maske konusunda söz bitmez, maske takmayanımız yoktur, biteviye bir konudur kendisi…
Ve şimdi şehirlerimizin birçoğunda maske takmak zorunlu, takmazsan cezası var. Bu durum maske takan kadar karşısında maskeli birisiyle muhatap olanı nasıl etkileyecek sizce?
Atalarımız milyon yıllar boyunca yüz okuyarak, mimik ve jestler üzerinden iletişim kurmuşlar, dil kullanımı son yetmiş bin yılda edinilen bir yeteneğimiz ve iletişimin yüzde seksen gibi büyük çoğunluğu sözsüz …
Geçmiş ile bağlarımızı kısa süreliğine de olsa koparan corona virüsü pandemisi; şu ana kadar ürettiği muazzam belirsizlik ve korku ile gözlerimizin önünde, kültürümüz, hatta evrimin milyon yıllık gidişatına müdahale ediyor.
Virüs “maske takmaya” her birimizi mecbur etti etmesine de umarım sonumuz halen daha adı sanı bilinmeyen “prens” gibi olmaz.

Bir cevap yazın