Bir başkadır Yörüklerin dünyası

Genel, Haber
Haberi paylaşın

Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Çandır Mahallesinde yaşayan 80 yaşındaki Mehmet Varol, 20 yıl önce topladığı ve aralarında tarihi 500 yılı geçkin Yörük eşyalarını 10 yıldan bu yana evinin bahçesine kurduğu müzede sergiliyor. sariipekhaber.com’a özel konuşan Varol, ülkenin her yanını gezerek tüm birikimlerini Yörüklerin 2 bine yakın eşyasına yatırdığını söyledi.

Çadırlarda doğan atalarının günlük yaşantılarında kullandıkları eşyaları sergileyerek bir kültürün tanıtılmasına yardımcı olmak amacıyla yola çıkan Mehmet Varol, 10 yıl boyunca fırsat buldukça çevresindeki Yörük köylerini gezdi. Çiftçilikten elde ettiği geliriyle satın aldıklarının dışında ailesinden de kalanları birleştirerek bundan 10 yıl önce köydeki evinin bahçesine Yörük Çadırı kurarak Mehmet Varol Yörük Kültür Evi’ni açtı. 2 binin üzerinde Yörük, Osmanlı ve Karamanoğulları’na kadar uzanan tarihi eserleri satın alarak sergiye sunan Varol sariipekhaber.com’a özel açıklamalarda bulundu.

EN YENİSİ 500 YILLIK
Tarihi 500 yılı geçkin eşyalar arasında deve hamuru yapılan tahtalar, giysiler, gelinlikler, kıldan yapılma çadır, kilim ve halılar ile ağırlık kullanılmadan üzerindeki çentiklere göre alışveriş yapılan teraziler olduğunu söyleyen Varol, “Eserler arasında ayrıca gelin taçları, süs eşyaları, ahşap ve bakır eşyalar, ateş çubukları, ibrikler, idare ve gaz lambaları, ahşap ayna, yazma, yemeni, yelek, çocuk beşikleri, yün eğirmekte kullanılan teşe denilen alet ve daha birçok eşya var. Hepsi Yörüklere özel kullanılmış malzemeler. Bunların bir kısmı da bana atalarımdan kalma” dedi.

GİRİŞ ÜCRETSİZ
Gezenlerden para talep etmeyen Varol “ Biz Yörükler Çandır’a 1300’lerde gelmişiz. Babamın dedesi Hacı Musaoğlu’nun mezarı 1310 tarihi itibariyle buradaki Ölemez Dağı’nda. Yörük torunu olduğum için tarihi Kaunos harabelerinin de olduğu bir yerde tanıtmak amacıyla ücretsiz olarak bu kültür evini açtım. Hiçbir ticari amacım yok. Özellikle yaz aylarında buraya günde yüzlerce turist gelerek Yörük hayatı ile ilgili bilgi alıyor. Bundan da ben son derece mutluluk duyuyorum” diye konuştu.   

YÖRÜKLERİ HERKES TANIMALI
1940 yılında Çandır’da tek odalı çadırda dünyaya geldiğini, 1945 yılında Yörük yaşamını(Gezgin) bırakarak Çandır Köyü’ne yerleşik düzene geçtiğini söyleyen Mehmet Varol “Yörük atalarının eşyalarının kaybolmaması ve günümüzdeki nesillere Yörük kültürünü öğretmek için böyle bir yolu seçtim. Bunları toplamak 10 yılımı aldı. Burada ticari bir kaygım yok. Kendi evimin bahçesi, kimseden para pul istemiyorum. Teknoloji yokken atalarımızın nasıl yaşadığının geçmişi ile bugünü birleştirmek istedim. Bunlar bizim kültürümüz açısından çok önemli eserler. Atılıp yok edilmemesi için değerlendirdim” diyerek şöyle devam etti:

HER YÖRÜK BOYUNUN İŞARETİ VAR
“Yörük kültüründe özellikle kilimler üzerine işlenen işaretler çok önemli. Bu sayede hangi bölgede hangi Yörük topluluğunun yaşadığı bu kilimlere işlenir. Örneğin buradaki kilimlerim Toroslar’da yaşayan Karamanoğlları Yörüklerine ait. Özellikle bir kilim motifi var ki bu Konya, Afyon, Afyon’un batısı Hocalar’ı takiben Denizli Acıpayam, Çameli ve Kirazlıyayla köyleri üzerinden Dalyan, Gökbel ve Çandır’a kadar ulaşmış. Bunun gelinlik olan motifi de var. Bunların hepsini toparlayıp buraya getirdim”

Bir cevap yazın