Bu ne yaman çelişki annem

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

Şimdi ben kalkıp da Ahmet Kaya’nın “Bu ne yaman çelişki annem” şiiri ve de şarkısını gündeme getirsem ne olur? Normal zamanda bir şey olmaz. Peki ya seçim dönemi olursa?

İşte orası belli olmaz.

Nasıl yani?

Hayırlı Cuma’ları yıllarca kullandık.

Önce sorun yoktu.

Sonra “Evet” ve “Hayır” mevzuu çıktı, bu sözü kullanmak yasaklandı.

“Evet”, “Hayır” mevzuu geçti.

‘Hayır’ı yasaklayanların inanışına göre

Hayırlı Cumalar, “Hayır’sız” geçti mi demek gerekiyordu?

Bunu bile diyemeden tehlike geçti, “Yasak” kalktı.

Hayırlı Cuma’lar kardeşim.

Bu ne yaman çelişki annem?
Cuma günü kutsi ve mübarektir. Hatta bu iddia Cuma Suresinde geçen Ayeti Kerime’de “Cuma günü ibadetten sonra, diğer günlerde olduğu gibi, müminlerin ticarete dönmelerini, Allah’ın kendileri hakkında takdir ettiği rızkı aramalarını” emrederek, müminlerin, bu mübarek günde, nasıl davranacaklarını onlara öğreterek, Cuma vaktinin, ibadetle sınırlı olduğunu, Cuma namazından sonra da, günlük işlere dönmelerini, inananlara bildirmektedir” deniliyor. Hatta Cuma Suresi’nin birkaç ayeti de gündemde tutuluyor.

Bu ayetle ilgili çok satırlar (Hatta sayfalar) yazmak mümkün. Dinimizce yasaklanmayan bir “Hayırlı Cumalar” lafının neden ve hangi amaçla yasaklandığıyla ilgili ne demişlerdi?

Şimdi de “Her şey çok güzel olacak” diyenlere takip
Gazete ve televizyonlar (Bazıları) “Kadıköy’de yapılan Soma katliamı eyleminde polis müdürü, valilik kararıyla “Her şey çok güzel olacak” pankartının valilikçe yasaklandığını söyleyerek pankartın toplatılmasını istedi” diye haber yayınlandı.

Sonra;

‘Her şey çok güzel olacak’ pankartına yasak iddialarıyla ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İnisiyatif valilikte ancak yasak söz konusu değil” diye cevap verdi.

Bu ne çelişki annem.

Bunların hepsi kayda giriyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde 12 Mayıs’ta katıldığı iftar etkinliğinde, ‘Her şey çok güzel olacak’ sloganıyla Ekrem İmamoğlu’na destek veren sanatçılar için “Sanatçı sanatıyla konuşur, bu tür insanlara dalkavukluk yapmaz’ derken, tribünlerde bu sloganın atılması üzerine de “Ya bu statları biz yaptık, biz. Bunlar yanlış yolda. Ama biz düzelteceğiz. Hepsi kayda giriyor” demişti.

Sahi bu statları kim yaptı?
Gelin şimdi şu statlar meselesine. İşte size üç büyük kulübün stat hikayeleri.

Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu: Stadın yeri 1900’lerin başında Papazın Çayırı olarak bilinen bir futbol sahasıydı ve 1929’da Fenerbahçe Spor Kulübü’ne kiralanarak Fenerbahçe Stadı adını. 1933’de stadın bulunduğu arazi Hazineden 9 bin liraya satın alan kulüp, Türkiye’de bir ilgi gerçekleştirerek stadın mülkiyetine sahip ilk futbol takımı oldu. 1962 yılında 70 yıllık üst kullanım hakkı karşılığında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredildi. 1998 yılında yapılan, üç büyük kulübün stadyum kullanım sürelerini tekrar düzenleyen genel bir protokolle; Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 49 yıllığına Fenerbahçe Spor Kulübü’ne kiralandı.

2006’de yenileme çalışması bitirilerek 50 bin 530 kapasiteye çıkartıldı. Kapasite artırma ve yeni tribün inşaatı çalışmaları kulübün yaptığı bir dizi anlaşmayla borçsuz ve tamamen öz kaynaklarla gerçekleştirildi. 2000’de başlayan yıkım ve yeniden yapım çalışmaları, Migros ve Telsim’in sponsorluğunda tamamladı. Bu sponsorluk karşılığında kale arkasındaki iki tribüne Migros ve Telsim isimleri verildi. Bu firmalar, söz konusu tribünlerin altındaki mağazaların da kullanıcısı oldu.

Beşiktaş İnönü Stadyumu: Kurulduğu 1903 yılında, İstanbul’da spor ve futbol faaliyetleri tam anlamıyla sürdürülemiyordu. 1910 yılında başlanan futbol karşılaşmaları ise Union Club sahasında yapılıyordu. Bu süreçte tüm stadyumların tahta temelinden oluşan tribünleri vardı. Dolayısıyla modern bir görünüm söz konusu değildi. 1929-47 yılları arasında maçlar, Fenerbahçe’nin stadında oynanmaya başlandı. Sonrasında ise Ortaköy ve Taksim Kışlası’nın avlusuna yapılan yeni statlarda devam etti. Fakat yine de bir stadyum arayışı söz konusuydu.

Dolmabahçe Sarayı’nın eski has ahırlarının bulunduğu yerde 1939 yılında Türk mimarlar İtalya’dan davet edilen özel bir ekiple proje çalışmalarına başladı. Böylelikle İnönü Stadı’nın temeli atıldı. Fakat İkinci Dünya Savaşı nedeniyle durdurulan stadyum inşaatı, 1943 tarihinde tekrar temel atılarak yenilenerek 1947’de açıldı. İlk ismi İnönü Stadı’yken 1952’de siyasi karar ile Mithatpaşa Stadyumu oldu. Ali Sami Yen Stadı’nın açıldığı 1964’e kadar Galatasaray da maçlarını burada oynadı. 1974 yılında stadyum tekrar İnönü Stadyumu olarak anılmaya başlandı. İnönü Stadı’nın resmi tahsisi Beşiktaş’a 1998’de gerçekleşti. 2004 yılında yapılan yenilemenin ardından yeni stat projeleri gündeme gelmeye başladı. Protokolle İnönü Stadı, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü tarafından 49 yıllığına Beşiktaş’a kiralanarak adı da Beşiktaş İnönü Stadı olarak değiştirildi. Protokole göre 2037 yılına kadar İnönü Stadı’nın kullanım hakkı Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün. Bu sözleşmeyle BJK İnönü Stadyumu ile ilgili tasarruflarda bulunmaya sadece Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’nin yetkili olduğu hukuken tescil edildi. Fiyapı ile yapılan 2 yıllık isim hakkı anlaşmasıyla 1 Ekim 2010’dan itibaren Fiyapı İnönü Stadı olarak anılmaya başlanan tarihi stadyum 2013 yılında başlayan çalışmayla 10 Nisan 2016 tarihinde Vodafone Arena oldu.

Ali Sami Yen’den Stadyumu: 1933-35 yılları arasında devlet ile yapılan görüşmeler neticesinde, kentin dışarısında yer alan Mecidiye Köyü’nde bir arazi Galatasaray’a yapılacak stat için tahsis edildi. 1936 yılında arazinin hafriyatına başlandı. Dönemin Türk Spor Kurumu Başkanı olan Adnan Menderes maddi yardımda bulundu. Fakat stat hafriyat aşamasında kaldı. 1940’da Tevfik Ali Çınar’ın başkanlığı döneminde arazi 30 yıl müddetle ve yıllığı sembolik olarak 1 liralık bedelle modern bir stat ve bisiklet veledromu yapmak şartıyla Galatasaray’a kiralandı. Savaş yılları nedeniyle ancak küçük bir açık tribünün yapılması ve toprak bir zeminle Muslihittin Peykoğlu’nun başkanlığı döneminde 1945 yılında açıldı. Şehre uzak olduğu için uzun süre maç oynanmadı.

1955’de kullanım hakkı anlaşması 22 yıllık sürenin üzerine 30 yıl daha eklenerek 2007’ye değin uzatıldı. Kulüp taahhütlerini yerine getiremeyince Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü 1959 yılında inşaata başladı. 1961 yılında Refik Selimoğlu’nun başkanlığı sırasında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü ile yeni bir anlaşma yapılarak, inşası başlamış olan stadın üst kullanım hakkı kesin bir şekilde Galatasaray’a verildi.

20 Aralık 1964’te olaylı bir şekilde açıldı. Aşırı kalabalık nedeniyle tribünlerde çıkan panik sonucu 1 kişi öldü, 80 kişi de yaralandı.

1965’te ilk kez ışıklandırıldı. Ancak fazla gece maçı oynanmadı.

1970’li yılların başlarında İnönü Stadı’nda tekrar maçların başlaması nedeniyle burası terk edilerek sadece antrenman amaçlı kullanıldı.

1981 yılında zemini çimlendirilerek tekrar hizmete açıldı.1993’de ışıklandırılma sistemi güçlendirildi ve gece maçları oynanmaya başladı. Ayakta yaklaşık 35 bin kişilik kapasite 22 bine indirildi.

Stat 1998’de kulübe 49 yıllığına kiralandı. Kulübün içerisinde bulunduğu parasal kriz nedeniyle, gereken finansman bulunamadı. Mustafa Sarıgül tarafından kulübe önerilen Seyrantepe’de yeni bir stat inşa etme fikriyle gözden çıkarıldı. 2004’te eski Başkan Özhan Canaydın’ın girişimleriyle, Ali Sami Yen ile Seyrantepe’de yapılacak yeni stadyumun kullanım haklarının takas edilmesi için GSGM ile bir protokol yapılması kararlaştırıldı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oluru ile Ağustos 2006’da bu protokol imzalandı. GSGM’yi temsilen Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Milli Emlak’ı temsilen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar,  Büyükşehir Belediyesi adına Kadir Topbaş ve Galatasaray Kulübü protokolün tarafları oldu. 2005-2006 sezonunda Eski Açık tribün yıkılarak yeniden yapıldı. 2005-2006 sezonunun üçüncü haftasındaki Malatyaspor maçıyla Eski Açık Tribünü’nün tamamlanan inşaatı sonrasında ilk kez seyirci alınarak hizmete sokuldu. 11 Ocak 2011’de oynanan Beypazarı Şekerspor maçıyla birlikte Ali Sami Yen Stadı son kez bir resmi maça ev sahipliği yaptı ve Türk Telekom Stadyumu’na devretti.

Sarı-kırmızılı kulübün yeni stadı Türk Telekom Arena, muhteşem bir gösteri ile kapılarını açarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın stada gelmesiyle birkaç da tatsız olay yaşandı. Başbakan Erdoğan, Ajax maçı başlamadan bakanlarla birlikte stadı terk etti. Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat da yaşanan olaylar nedeniyle Ajax maçının ilk yarısının sona erdiği anda Türk Telekom Arena Stadı’nı terk etti. Galatasaraylı taraftarlar ise maçın sonunu beklemeden stattan ayrıldı.

Buradaki çelişki nerede sizce?

Yasaklar sarmış dört bir yanımı
10 Mart 2018’de aynen bu cümleyle yine burada bir yazı yazmışım.

“Yasaklar sarmış dört bir yanımı”

Eskiden hatıralar sarardı dört bir yanımızı, şimdi ise yasaklar sarıyor. Nereye baksan yasak. Neye el atsan yasak. Ne söylemek istesen yasak. Yürümek yasak, konuşmak yasak, yazmak yasak, fotoğraf çekmek yasak. Yasak, yasak, yasak.

Sahi; gezmek (Gezi olaylarını hatırlatıyor) lafını kullanmak neden yasaklanmadı?

Bu örnekleri sayfalar dolusu yazmak mümkün.

Çözemediğimiz, çözümleyemediğimiz, anlatamadığımız, anlamak istemediğimiz, hele hele de yapılmasını bizzat ve kişisel olarak istemediğimiz her şeyi en kolayına gidip “Yasaklıyoruz” iş olup bitiyor (mu).

Şöyle bir dönüp geriye baksak

Ülke olarak yasaklamaya bayılıyoruz.

Bugün serbest, yarım saat yasak, sonra yine serbest

İşte size sosyal medyaya göre bazı ülkelerden komik yasaklar
İsviçre’de akşam saat 10’dan sonra sifon çekmek,

Tayland’da Tayland parası üzerine basmak,

Pennsylvania’da buzdolabının kapısı açıkken önünde uyumak, banyoda şarkı söylemek,

Kanada’da margarinin sarı olması,

Çin’de yaya geçidinde durmak,

Dubai’de Ramazan ayında iftardan önce yemek yemek,

Milano’da kamusal alanda somurtmak,

Londra’da salgın hastalığınız varken taksiye binmek,

Ohio’da sarhoşken balık yemek,

İsrail’de burun kurcalamak,

Fransa’da demiryolunda öpüşmek, okullarda ketçap,

İran’da erkeklerin at kuyruğu şeklinde saç toplaması,

Uganda’da cinsel eğitim,

Kuzey Kore’de iğneleyici konuşmalar, kot giymek,

Japonya’da gece yarısından sonra dans etmek

 

Bir cevap yazın