Fethiye’de taş ocağına coşkulu şölen ile “hayır” dendi

Haberi paylaşın

Fethiye’nin kırsal mahallelerinde yapımı düşünülen taş ocaklarına karşı çıkan bölge yaşayanı ve “Dağ Taş Aş Bizim Platformu’” düzenlenen toplantıda “Ocağa izin vermeyeceğiz” dedi.

MUĞLA’nın Fethiye İlçesi, Yeşilüzümlü, İncirköy, Koruköy, Nif ve Kızılbel gibi yerleşim merkezlerinde ciddi bir ekolojik tahribat yaratacağı ifade edilen taş ocağına karşı çıkan halk Koruköy’de toplantı yaptı. “Dağ Taş Aş Bizim Platformu’yla sesini duyurmaya çalışan yöre halkının yüksek katılımı ile gerçekleşerek “Taşocağı’na Hayır” denilen toplantıda taşocağı firma yetkilileri de hazır bulundu.

Yapılması planlanan ve bölgede ciddi bir ekolojik tahribat yaratacağı ifade edilen taş ocağı için ÇED sürecinin bir aşaması olan “Halkın Katılımı Toplantısı” Fethiye halkı tarafından bir şölene dönüştürülerek Koruköy’de “Dağ Taş Aş Bizim Platformu’yla sesini duyurdu.

Fethiye’nin Denizli yönünde, 500 metre rakımdan itibaren başlayan yarı yayla denecek özellikte gözde havzası, Yeşilüzümlü, İncirköy, Koruköy, Nif, Kızılbel gibi yerleşim merkezlerinin etrafında, çevresi çam ormanları ve zeytinlikler ile kaplı ova taş ocağı tehdidiyle karşı karşıya. Bölge yaşayanı taş ocağının yapılmaması için elinden geleni yapacağını toplantıda bir kez daha ortaya koydu. Firma yetkililerinin bilgi aktardığı toplantıya yöre halkı yüksek bir katılım sağlarken, detaylı soruları ile de firma yetkililerini terletti.

HER ŞEY YASALARA AYKIRI
Taş ocaklarının zeytinlik sahalarına en az 3 kilometre mesafede olması gerekirken tesisin birçok zeytinliğin yer aldığı Koruköy’e olan mesafesinin yalnızca 300 metre olduğunun altı çizildi. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği yetkilisi Muğla Arısı Islah Projesi ve arıcılığın bu projeden son derece olumsuz olarak etkileneceğini söyledi. Bal Ormanı projesi için Orman Bakanlığı tarafından bölgede yoğun olarak aromatik bitki ekim dikiminin yapıldığını belirten yetkili, bu bitkilerin de olumsuz etkileneceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

MÜCADELEMİZDE KARARLIYIZ
Toplantıda “Dağ Taş Aş Bizim Platformu” adına konuşan Zeynep Ebru Aksoy “Bölgede üstün kamu yararı var ve doğal varlıkları korunması şart. Birincil tarım arazisi vasfında olan bu ova farklı güzellik ve zenginlikteki yamaçlar, jeolojik formasyonlar nedeniyle düşük nem oranı, temiz havası ile hem tarım için hem de kırsal turizm için eşsiz bir değer olmasına rağmen sık sık taş ocağı açılma girişimleriyle karşı karşıya kalıyor. Daha önce geçit vermedik, yine vermeyeceğiz. Haklıyız, birlikte güçlüyüz. Doğamızı, binlerin aşını, on binlerin geleceğini bir iki ticari işletme para kazanacak diye feda etmeyeceğiz. Bölgemizin ekolojik, tarımsal, turistik, kültürel ve ekonomik zenginliğini el birliğiyle koruyacağız. Bugün burada, yarın sizin orada. Bölgemizi yağmaya teslim etmeyeceğiz” diyerek şöyle devam etti:

BU İLK TAŞ OCAĞI GİRİŞİMİ DEĞİL
“Taş ocağı girişimleri 2005’de “ÇED gerekli değildir” kararına istinaden ile Koruköy Deveyanı mevkiinde firmaya taş ocağı lisansı verildi. 2007’de aynı alanda aynı firma kapasite artırımı başvurusu yaparak çimento fabrikası açma başvurusuna halk karşı çıkınca engellendi. 2016’da yeni taş ocağı açma girişimi. “ÇED gerekli değil” kararı ile açılmaya çalışılan Aladağ mevkiindeki taş ocağı lisansı halkımızın desteğiyle engellendi. 2019’da Beldibi mevkiinde “ÇED gerekli değil” kararı ile II. Grup taş ocağı olarak verilen lisans iptali davası sürüyor. Aynı firma kapasite artırımı müracaatı yaptı, karşı çıkıldı. Henüz sonuçlanmadı.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*