Yalakalığı bırak, geleceğini seç

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

Farkındaysanız uzun süredir seçim, seçmen ve adaylarla ilgili bir şey yazmamaya özen gösterdim. Ama ortada gözlemlediğim öylesine konular var ki duyarsız kalamazdım.

Her ne kadar partisinden aday gösterilmedikleri için başka partilerin kapısını çalan siyasetçilere kızılsa da onlar hiç değilse açık açık “Ben buyum arkadaş. Partim beni istemiyorsa ben onları hiç istemiyorum. Bilmem kaç yıl partime hizmet etmiş olsam da bana tekrar başkanlık koltuğunu çok gördükleri için ben bilmem ne partisine geçiyorum” dediler. Haklı ya da haksız, o karar onları ve seçimlerde oy verecek seçmenleri ilgilendirir.

Parti değiştiren başkan adaylarının yaptıklarının doğru ya da yanlışlığı bizi ilgilendirmiyor. Bunun doğru ya da yanlışlığını dediğim gibi verilecek oylar belirler. Biz böyle düşünüyoruz da parti değiştirenler ne diyor:

Arkadaş ben sana bilmem kaç dönem başarıyla hizmet ettim. Oylarını her seçimde yukarı tırmandırdım. Garanti seçilecekken neden beni aday göstermedin? Partimize ben değil sen ihanet ediyorsun. Kazanamayacak adayı gösteriyorsun.

Düşünceye saygı şart. Olumlu ya da olumsuzluk kararı verene ait.

İşin gerçeğine baktığımızda partilerin genel merkezleri de aday gösterilmeyenler de açık oynadı. Saygılıyız. Tamam güzel de burada zorunlu olarak şunu da sormak zorundayım:

O kadar yıl sen aday gösterildin, başkanlık yaptın da genel merkezin ne düşündüyse düşündü ve senin yerine bir arkadaşına bayrağı devretmeni istedi. Onlar yanlış yapmış olabilir ama partini, hem de yıllarca hizmet verdiğin, meydanlarda partin için her türlü söylemleri yaptığın, özel yaşantından ödün verdiğin partin, bir dönem artık koltuğunu arkadaşına devret dediklerinde karşı çıkman ihanet olarak telakki edilmez mi?”

Her düşünceye saygılıyız
Dostlar herkesin düşüncesi kendine. Düşünceye ülkemizde zaten saygı yok. Hiç değilse kendimizi aydın kesim olarak ilan ettiğimiz bizler buna saygı gösterelim. Dedim ya eğer parti değiştirenlere karşıysanız, yaptıklarını yanlış görüyorsanız oy vermezsiniz olur biter. Eğer o parti değiştiren kişi seçimi kazanamaz ve hem de eski partisinin de kazanmasını engellemiş olursa o zaman tarihin sayfalarında bunun cevabını da vermek zorunda kalacaktır. Bu cevap tek yönlü parti değiştirenin değil, parti değiştirmesine neden olanlar arasında olacaktır.

Asıl sıkıntı seçmende
Yaşım itibariyle gördüğüm çok sayıda seçimlerde bu kadar baskı olmadığını da açıkça söylemem gerekir. Adil olmayan seçimleri biliyoruz. Bunlar da ayrı birer konu. Seçmenlere diyorum ki akıllı olun yasal olmayan şeyler yaptırmayın. Akıllı olun seçilmesi zor görünen yerlerde bile rakiplerinizin ekmeğine yağ sürmeyin. Akıllı olun, akıllı olun, akıllı olun. Mesele günü kurtarmak değil ülkemizin geleceği. Kimse kimseyi suçlamasın. Seçmen arkadaş ikili üçlü oynama. Açık ve mert ol. Kimin yanında olduğunu ortaya koy.

Parti ismine gerek yok. Seçim bürolarına bakıyorum bazı simalar hemen her partinin seçim bürosunda boy gösteriyor. Neden diye soruyoruz, cevap komik. “Ayıp olmasın, hani ya bir de bu aday kazanırsa meselesi. Yani çıkar meselesi. Bir de utanmadan birkaç seçim bürosunda gözükmeleri için “Ne yapıyım kıramadım” demeleri. Arkadaş yalakalığı bırak geleceğini kendin seç.

 Seçmen, seçilecekten daha kaypak
Seçilecek bilerek, isteyerek ve her türlü riski göz önüne alarak parti değiştirmiş. İyi güzel de ey seçmen seni engelleyen ne ola ki? Benim yanımda parti değiştirene demediğini bırakmazken, ertesi gün o arkasından sayıp sövdüğün kişinin seçmen bürosunda ne işin var? Bu ikiyüzlülük neden?

Adaylar kimseye güvenmesin
Özellikle Marmaris için yazıyorum. Bilmem ne partisi ortaya çıkıp rakamlar atıyor. Biz şu kadar öndeyiz. Rakipsiziz. Bilmem kaç oy f         ark atarız. Geçin bu işleri. Benim partili olmadığımı sağır sultan biliyor. Hak eden kazansın, ülke için çalışsın her zaman yanındayım, destekçisiyim. Fakat düşündükleri yazmamı da kimse engelleyemez. Kişilerle hiçbir sorunum yok ve hepsi de dostum.

Şu anda görünen o ki; Marmaris’te CHP ile DSP çekişmesi AKP’ye yarayacak gibi görünüyor. Hele hele de bu kadar kaypak, her yeri ziyaret ederek boy gösteren seçmenin olduğu ortamda.

Muğla genelinde ne olur?
Her seçim döneminde oylarını artıran Osman Gürün’ün karşısına önceki yıllarda da ciddi olarak aday gösterilmeye çalışılan Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi ile AKP’den milletvekilliği yapmış Mehmet Nil Hıdır ve Bodrum’un CHP’li eski belediye başkanı Mehmet Kocadon çekişecek. Gürün’e Muğla merkez, Marmaris, Bodrum, Ortaca ve Fethiye tepkili. Seydikemer ve Köyceğiz’in AKP dışına çıkmasını zor görüyorum. Bodrum’da CHP aday isminde sıkıntı yaşanıyor. MHP kökenli olmakla birlikte yerel milliyetçi sıfatını üzerinde taşıyan Behçet Saatçi daha çok merkezlere uzak mahalleler ile bazı ilçelerden alacağa benziyor. Osman Gürün’ün en büyük şansı hala CHP’den aday olması. Ortaca’da CHP’den aday gösterilmeyince DP’den aday olan ama CHP’li seçmenleri istifa ettirmeyen Hasan Karaçelik’in adı geçiyor. Şu birkaç hafta çok şeylere gebe. Bakalım göreceğiz.

MHP’nin önceki söylemlerine ters düşmesi de önemli
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin birkaç yıl içinde AKP için kendi sadağından çıkardığı okunun karşısına çıkarak tam tersine hareket etmesi çok kan kaybettirdi. Hatta bölünmeler oldu İYİ Parti kuruldu. Bahçeli o dönemlerde AKP Lideri Recep Tayyip için söylemediğini bırakmadı. Tek tek yazmaya gerek yok, neredeyse hesap veremezse idamını bile isteyecek derecede açıklamalar yaptı. Kayıtlarda mevcut. Doğal olarak gerçek milliyetçiler bu duruma karşı çıktı. MHP’nin kaybettiği oy da bölgede İYİ partiye dolayısıyla Millet İttifakı nedeniyle CHP’ye yarayacak.

AKP de kan kaybetmiş gözüküyor
Muğla genelinde de üreticiler daha doğrusu çiftçiler de ağırlıkta. Muğla’nın bütün ilçelerinde turunçgiller başta olmak üzere domates, biber, patlıcan, pamuk, susam, nar, çilek, sebze ve meyve yetiştiriliyor. Özellikle portakal, limon ve mandalina ile domates, biber ve patlıcan üreticisi son derece sıkıntılı. Hele de portakal, limon ve mandalina ile domates üreticileri. Harcadıklarını alamadıklarını bire bir bana anlattılar. Daha önce AKP’ye oy verdikleri halde bu dönemde kesinlikle vermeyeceklerini söyleyenler çoğunlukta.

Sözün özü
Seçilecekler: Kimse kusura bakmasın ektiklerini biçecekler.
Seçmenler: Her seçim bürosuna giderek yanlış sinyaller vererek kararsız seçmenleri de yanıltmayın lütfen. Yanınızı belirleyin. Hiç değilse bu seçimde delikanlı olun.

 

Bir cevap yazın