Kadınlarının bakışları ile insanları büyülediği söylenen ışık ve güneşin diyarı FETHİYE

Haberi paylaşın

 Likya-Karia sınırında kıyı kenti Fethiye’nin antik çağdaki ismi Telmessos. O döneme göre bile modern bir şehir. Şehir içinde Amnitas Kaya Mezarları var. Kent merkezindeki yat limanından, günlük tekne turları düzenleniyor. Müzeleri artık saymıyorum.

Kaya Mezarları: Limana 1.5 km. ve 98 merdivenli. MÖ 4. yüzyıl Likya döneminin üst düzey yöneticilerine ait iki katlı, ön yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli bir kapaktan oluşan kaya oyma mezarları.

Çalış Plajı:  Fethiye’ye 5 km. 4 km’lik kumsala sahip. Kıyıda otel, pansiyon, kamping ve restoranlar var. Caretta caretta deniz kaplumbağalarının kuluçka alanlarından biri. Muhteşem gün batımı yaşanıyor.
12 Adalar: Kapıdağı Yarımadası ve adalardan oluşan, balıkçıların “Karanlık İçi” olarak tanımladığı bölge. Yassıca Adaları, Hamam ve Kurşunlu Koyları, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası, Kızıl Ada yöredeki en önemli 12 ada.

Şövalye Adası: İsmini 15. yüzyılda bölgede bulunan Rodos şövalyelerinden alan bir ada. Kale, kale surları, evler, eski sarnıç ve çeşitli mozaiklerin kalıntıları var. Ulaşım 10-19 saatleri arasında deniz dolmuşlarıyla mümkün.

 Katrancı Koyu: Fethiye’ye 15 km. Tabiat Parkı içerisinde çam ve okaliptüs ağaçları ile kaplı ormanı, 2 ayrı koydan oluşan denize girme imkânı bulunuyor. Çadır ve karavan yeri var.

Günlüklü(Sığla) Koyu: Fethiye’ye 17 km. Parfüm yapımı ve kozmetik alanda kullanılan yağıyla tanınan Günlük (Sığla) ağaçlarıyla dolu.

Küçük ve Büyük Boncuklu Koyu: Araç ile Karagözler, Tersane, Letonya yolunda 4 km. Mesire alanı var. Çocuk oyun alanı mevcut. Berrak ve sakin denize sahip.

Kargı Koyu Akmaz Plajı: Çalış Plajına yürüme mesafesinde. Dolmuşla ulaşım var. Ağaçların köklü gövdeleri çok değişik. Denizi tertemiz ve sığ. Dip taşlık.

Babadağ: Fethiye yamaç paraşütüyle anılır. 2100 metrelik dağdaki 1700 metre yükseklikte bulunan pist dağ üzerinde yamaç paraşütü için 3 tane pistten birisi. Atlamadan olmaz.

Kelebekler Vadisi: Ölüdeniz’e 6,5 km. Birinci derecede doğal sit alanı. Satılmak istendiğinde yazdığım haberlerin çok sayıda gazetelerin manşetinde yer almasıyla satışı durduruldu. Adını Temmuz ve Eylül ayları arasında görülen “Jarsey Tiger” adlı kelebeklerden alıyor.

Kabak Koyu ve “Efendi Toranaga”: Ölüdeniz’e 16 km. Üç yönü dik dağlarla çevrili ve önü deniz. İlk olarak 1996’da uzun yolu yürüyerek ulaştığım çok güzel bir yer. Ağaç üzerindeki evde kaldık. Şu anda araçla gitmek mümkün. Mutlaka görülmeli.

Likya Yolu: Fethiye Antalya arasında ve dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından birisi. Yolun ilk bölümünde Uzunyurt (Faralya), Dodurga köyleri, Sdyma, Pınara-Letoon-Xanthos antik kentleri ve dünyaca ünlü Patara antik kent ve plajı yer alıyor.

Pınara Antik Kenti: Bizans döneminde de Aziz Nicholas’ın doğum yeri olarak ünlenen Patara, arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında, Caretta caretta’ların da yuvalama alanı.

Saklıkent: Fethiye’ye 50 km. Uzunluğu 18 km, yüksekliği yer yer 621 m’yi bulan kanyon içine gizlenmiş eşsiz ötesi bir doğa harikası. Mutlaka gezilmeli.

Gizlikent Şelalesi: Saklıkent’in 500 mt. gerisinde. En sıcak yaz günlerinde bile çok serin. 250 mt. kanyona sahip şelalenin çevresinde yürüyüş, safari ve raftingler düzenleniyor.

Kayaköy: 14. Yüzyılda kurulan Rum yerleşimi. Eski adı Levissi. 1922’de nüfus mübadelesiyle Batı Trakya ve Yunan Adalarından getirilen Türklerin yerleştiği Karaköy’de setler üzerindeki evler bir diğerinin güneşini kesmeyecek şekilde yapılmış. Mutlaka gezilmeli.

Turunçpınarı Koyu: Koy adını çevresindeki turunç ağaçlarından almış. Merkeze 8 km. fakat ulaşım sadece tekneyle. Koydaki restoran gelip alıyor, sonra da bırakıyor. Yerli yabancı ünlülerin uğrak yeri. Çam, zeytin, sandal, defne ve pınar ağaçları ile turunç ağaçları çoğunlukta. Denizi mükemmel.

Gemiler Koyu: Bir diğer adıyla St. Nicolas Adası. MS 5 ila 11. Yüzyıllar arasında yapılmış Bizans dönemine ait kilise, şapel sivil yapı kalıntıları var. Fethiye’ye 9 km. Mavi tur gemilerinin uğrak yeri.

Ölüdeniz: Mavi bayraklı dünyaca ünlü ve Fethiye’ye 11 km. Dolmuşlarla ulaşım var. Ölüdeniz giriş ücretli. Koy kartpostalları süslüyor. Turkuaz mavisi deniziyle muhteşem ötesi.

Belcekız Plajı: Uzun altın sarısı kumlar ve turkuaz rengi deniziyle muhteşem bir bölge. Yamaç paraşütü tutkunlarının iniş pisti ile yanyana.

Kıdrak Plajı: Nefis kumsal, turkuaz renkli denize sahip. Kumsalın arkası ağaçlık. Büfe, restoran, mangal ve piknik masaları, duş ve tuvaletler var. Denizi dalgasız ve sığ.

Sidyma Antik kenti: Fethiye – Korkuteli yolunu takiple Eşen’e girdiğinizde Sidyma tabelasını takip ederek 15 km. sonra bölgeye ulaşılıyor.

Tlos Antik Kent: Fethiye’ye 45 km. Likya Federe Birliği’nin 6 büyük kentinden biri ve spor merkezi. Uçan kanatlı atı Pegasus ile ünlenen Mitolojik kahraman Bellaforonte’nin yaşadığı kent. Ev tipi mezarlar, kent akropol doğal kayasında mezarlık ve Bellaforonte’ye adanan kral mezarları bulunuyor.

Letoon: Fethiye’ye 55 km. Likya Federe Birliği’nin dini merkezi olan bölge şair Ovidius’un anlattığı bir öyküye göre kent, Zeus’tan hamile kalan Leto’nun adına kurulmuş. Tanrıça Leto, Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon’a adanmış 3 tapınağı ile ünlü olan Letoon, 1988’de kültürel miras olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı.

Telmesssos Antik Kenti: Adını tanrı Apollon’nun oğlu Telmessos’tan almış. Telmessos, erken Roma döneminde inşa edilip MS 2. yüzyılda onarım geçiren 5000 kişi kapasiteli antik tiyatrosuyla öne çıkıyor.

Kaya Mezarları: İlçe merkezi yakınında ve şehrin en önemli simge ve Likya döneminden gelebilmiş nadir eserlerden. Mezarlar, Fethiye ve deniz manzarasına hâkim manzarası, gotik yapısıyla ve hayranlık uyandıran hiye gezilecek yerler listenize ekleyin.

Kadyanda (Cadianda) Yeşilüzümlü: Fethiye’ye 25 km.deki Üzümlü sınırlarında ve Likya Federe Birliğine en son katılan antik kent. Tiyatro, agora, stadyum, hamam kompleksi ve anıt mezarları ile öne çıkıyor.

Pınara Antik Kent: Fethiye’ye 55 km. Akdağ’ın eteklerinde, Fethiye-Kaş karayolunun 5 km batısında. Adını Likya dilinde yuvarlak anlamına gelen “Pinale” veya “Pinara” kelimelerinden almış. Likya’nın en büyük kentinden birisi.

Hem dağları gez hem de Yörükleri incele

Fethiye’nin Antalya il sınırına kadar çok sayıda dağ ve yaylaları var. Saklıkent’in üstünde yer alan dağlar ile dağların içinde yaşayan Yörüklerin yaşamları görülmeye değer. Paket tur düşünecek olursak denizden 850 metre yükseklikteki Yakaköy’deki Tilos Antik Kentinden başlıyoruz. Yol üzerinde bin yaşından daha yaşlı görenin hayret ettiği delik deşik bir çınar ağacı karşınıza çıkıyor. Devamında 2 bin 600 metre yükseklikteki Kayacık Köyü Cemalan Mevkiinde sanki Kamboçya ve Endonezya’daki tarihi ağaçlar çıkıyor karşınıza. Aşağıda Fethiye manzarası muhteşem.

Yörüklerin yaz aylarında yaşadıkları, etrafı naylonlarla sarmalanmış ahşam evler 1800 metrede. Tekrar tırmanışa geçerek 2 bin 500 metredeki Kuruova’ya ulaşıyoruz. Yola devamla 2 bin 375 metrede karşımıza İkizgöl çıkıyor. Birkaç kilometrelik yol sonunda Antalya sınırına giriyorsunuz ve burada da mutlaka görülmesi gereken Yeşilgöl var.

 Nerede kalınır?
Fethiye merkez ve bütün mahallelerinde konuklama sıkıntısı yok. Her keseye uygun süper tesis, pansiyon ve çok yıldızlı oteller var.

Ne yenir?
Muğla mutfağında zeytinyağı ile sebze yemekleri ön planda. Çok sayıda bitki çeşidinin sebze yemekleri ön planda. Fethiye’nin önemli bir kısmını oluşturan Yörüklerin yemekleri ön plana çıkar. Yöresel ekşili biber, Gelingülü salatası, çıtırmak, sirken otlaşı ve ballı kabak unutulmasın.

Yorum:
Şehrin her yerinden tarih fışkırıyor. Merkezden denize girilmiyor. Konaklamayı Çalış ya da Ölüdeniz tarafında düşünün. Dikkat edilecek husus nem oranının fazla olması. Güneş altında kalmamaya dikkat.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İki hatıra

Haberi paylaşınTweetDEVLETİN CENAZESİ Namık Kemal Osmanlı Devletinin son yıllardaki halini görüyor üzülüyor çevresindekilere “Bu memleket batacak” diye ikazda bulunuyordu. Ama onu kimse dinlemiyordu. Aradan geçen uzun zaman sonra bir tanıdığı, şairi yolda yakalar ve sırıtarak: “Yahu, yıllardır ‘memleket batacak, memleket batacak’ diyorsun, bak memleket hala sapasağlam ayak” deyince; Namık Kemal […]