MUÇEP’den başkan adaylarına seçim bildirgesi

Haber
Haberi paylaşın
  • 14
    Shares

“Demokratik yerel yönetim, ekolojik kültürün ayrılmaz parçasıdır”

iki yılı aşan bir süredir Muğla genelinde doğal sit alanlarının koruma statülerinin düşürülmesi ve çevre sorunları için  mücadele eden Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) , 31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler öncesi bütün belediye başkan adaylarına ve siyasi partilerin il ve ilçe örgütlerine yönelik   bir “seçim bildirgesi” hazırladı. Önümüzdeki günlerde bütün adaylar ile bir araya gelmeyi de hedefleyen platform üyelerinin yayınladığı bildirge şöyle:

“Muğla’nın doğal sit alanlarını ve biyolojik çeşitliliğini koruma çabası içinde olan Muğla Çevre

Platformu, demokratik yerel yönetimleri ekolojik kültürün ayrılmaz parçası olarak görmektedir.

Bizler, halkın karar alma süreçlerine katılımını güvence altına alan demokratik, planlı ve ekolojik bir kent politikası istiyoruz. Var olduğumuz tüm alanlarda, ekolojiyi önceleyen, bir bütün olarak

emeğin ve doğanın haklarını gözeten, cinsiyetçi ve türcü olmayan  kolektif bir bilincin hakim

olması  gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda bölgemizdeki yerel yönetimlerde katılımcı süreçlerin

oluşturulmasına ve demokrasinin kalıcı kazanımlarına dönüşmesine katkı sağlamak hedeflerimiz

arasındadır.”

Katılımcılık, hesap verebilirlik ve şeffaflık şart
“31 Martta yapılacak yerel seçimlerin, Muğla genelinde katılımcılık, hesap verebilirlik ve şeffaflık

ilkelerini süslü laflar olmaktan çıkararak, bu ilkelere yaşam verecek  mekanizmaların

oluşturulması için bir fırsat sağladığını düşünüyoruz.

Sağlıklı bir katılım mekanizması, yönetim planlarının oluşturulduğu sürece katılım ile başlar.

Biliyoruz ki, birçok yerel yönetici seçildiklerinde yönetim planlarını kendi kişisel vizyonlarını hayata

geçirmek üzere hazırlıyorlar. Bu da demokratik katılımcı yerel yönetim anlayışının daha en

başında yara almasına neden oluyor. Bu nedenle katılımcılık yolunda en öncelikli çalışma, yerel

seçimlerden sonra oluşacak belediye yönetimi ile  olabildiğince farklı toplum kesimlerinin birlikte

ortak bir kent vizyonu oluşturmasıdır. Böylece, o kentte/ilçede/mahallede yaşayan yurttaşlar

birlikte, belirledikleri hedefler için ortak çalışma zeminine kavuşabilirler.

Vizyon çalışmasından sonraki adım stratejik planların hazırlanması olmalıdır. Elbette bu da

katılımcı bir süreçte gerçekleşmelidir. Kent vizyonunu belirleyen kesimler stratejik hedefler

belirlenirken de sürece dahil olmalıdır. Böylece, kentin kaynaklarının, belediyenin bütçesinin ne

şekilde değerlendirileceği de yine katılımcı bir şekilde belirlenmiş olur.”

Eylem planları hazırlanmalı
“Stratejik plan ve bu plana uygun bütçe çerçevesinde, belediye yönetimi tarafından eylem planları

hazırlanmalı ve bu belgeler şeffaf bir şekilde halkla paylaşılmalıdır. Planların ve bütçelerin hayata

geçirilme süreçlerinde de halkın örgütlü kesimlerinin izleme, denetleme, gönüllülük temelinde

katkı yapmasına imkan ve teşvik sağlanmalıdır. Belediye yönetimlerinin eylem planlarının

gerçekleşme durumunu güncel olarak halkla paylaştığı etkileşimli değerlendirme toplantıları

yapılmalıdır. Tüm bu süreçte belediyenin stratejik planı ve bütçesi hem belediye hem de halk için

ortak rehber olmalıdır.

Kent Konseyleri ve Mahalle Meclisleri katılımcı yerel yönetiminin önemli yapı taşları olabilirler.

Artık Muğla’da kent konseyi kurulmamış ilçe, meclisi olmayan mahalle kalmamalıdır. Ekolojik

kültürün geliştirilmesi için bu yapılar içinde Çevre Meclislerinin oluşturulması da teşvik edilmelidir.

Seçime katılacak tüm siyasi partileri ve adaylarını önerilerimizi dikkate almaya çağırıyoruz. Muğla

Çevre Platformu olarak tüm ilçelerdeki yerel bileşenlerimiz ile birlikte, önerdiğimiz modelin

oluşması için gayret göstereceğimizi, seçimlerden sonra da bu modelin takipçisi ve katılımcısı

olacağımızı kamuoyuna ve tüm adaylarımıza duyururuz. Saygılarımızla.”

Bir cevap yazın