Dededen toruna davul zurnacı

Haberi paylaşın
  • 5
    Shares

MUĞLA’nın Milas İlçesinin 350 haneli Dibekdere Mahallesinde 7’den 70’e herkes davul zurna çalıyor. Davul zurna çalmak dededen toruna geçiyor. Mahallede en az 5’er kişiden oluşan 70 takım var. Dedesi ve babasından davul zurna çalmayı öğrenen 71 yaşındaki Dursun Girgin, halen oğlu ve torunuyla birlikte davul zurnacılık yaparak düğünlerin aranan ismi durumunda. Davul zurna ile en ağır Türk Sanat Müziği makamları da dahil olmak üzere her türlü müzik çalınabiliyor.

Dünyaca davul zurna çalınmasıyla tanınan Roman vatandaşların oluşturduğu Dibekdere’de yaşayan erkeklerin neredeyse hiç birisinin başka bir mesleği bulunmuyor. “Eskiden zurna çalmayana kız bile vermezlerdi” diyen 71 yaşındaki Dursun Girgin mahallenin yetiştirdiği 100 üstat zurnacıdan birisi. Düğünlere 44 yaşındaki oğlu Veysel ve 20 yaşındaki torunu Ozan ile birlikte gidiyorlar. Yani üç nesil yan yana müzik yapıyor. 2002 yılında kurdukları “Milas Yöresi Davulcular Zurnacılar Derneği” aracılığıyla davul zurnayı Avrupa’ya tanıttıklarını belirten Dursun Girgin “Dibekdere denince davul zurna akla gelir. Üniversiteyi bitirmiş torunum var ama zurnacılık yapıyor. İlk mesleği o. Davul zurna genel anlamda alan çalgısı olarak biliniyor. Şimdi biz bunu daha az sesle çalınır hale getirerek salon çalgısı olması için uğraş veriyoruz. Zurnanın daha az ses vermesi için özel kamışlar yaptık. Ben dededen zurnacıyım. 6 çocuğum, 21 torunum var. Erkek olan oğul ve torunlarımın hepsi davul da zurna da çalıyor. Ben 7 yaşında başladım çalmaya. Zurna çalmak için ele mahkumdum. Bizim burada her babanın oğlundan ilk ve tek isteğidir. Biz soy olarak 250 senedir zurna çalıyoruz. Klarnet gibi zurna çalarım” dedi.

Kültür adamlığı sevdalısıyım
Nota bilmedikleri için genelde küçük görüldüklerini hatırlatan Girgin “Aşık Veysel de Neşet Ertaş da nota bilmiyorlardı ama yaptıkları müziği kim yapabiliyor? Onlar gibi ben de müzik kültür adamlığı sevdalısıyım. Davul zurna, yemeğim, aşım oldu. Nota bilmeyen 10 zurnacı göz göze bakarak en zor parçayı aynı ritimle çalar. Bazı parçalar vardır ki bunları nota bilenler çalamaz. Zurna çalmak için nefes çok önemli. Nefes almasını bilmeyen zurna çalamaz. Perde olmadığı için en zor enstrümanlardan birisidir zurna. İyi bir usta zurnacı ancak 20 senede yetişir” diyerek şöyle devam etti:

Org çıktı mertlik bozuldu
“Eskiden düğünler üç gün sürerdi ve o zamanlar kazanç iyiydi. Sonra org çıktı düğün kültürü bozuldu. Her sesi çıkarıyor. Davul zurna sesini, gitar, keman hangi çalgıyı isterse bilgisayara yükleyip tek kişi işi bitiriyor. Nerede telif hakları? Resmen hakkımızı çalıyorlar. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat ve Mart ayları iş olmaz. Senede 7 ay çalışıyoruz. Haftada bir düğüne ancak gidebiliyoruz. Yılda 28 iş yani. Bir işten 1500-2000 lira arasında para alıyoruz. En küçük takım 5 kişi. Böl bu parayı 5’e yıllık kazancımız 5-7 bin lira. Gel de geçin bakalım”

Kültür Bakanlığı destek vermeli
“Davul zurna işi artık unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girdi ne yazık ki. Çünkü kazanç yok. Kültür Bakanlığı Dibekdere’yi marka haline getirmeli. Davul zurna okullara girmeli. Örneğin buraya bir zurna ve davul yapım atölyesi kurmalı. Zurna İstanbul’da yapılıyor ama kamışını ve zurnanın akordunu biz yapıyoruz. Zurna her ağaçtan olmaz. Ağacını bulmakta zorlanıyoruz. Zaten yatırım yapacak paramız yok ki.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*