Psikiyatrik ilaç; kullansak mı? Kullanmasak mı?

Haber, Uzm. Dr. Hüsnü Kurtuluş
Haberi paylaşın

Son zamanlarda medyada psikiyatrik ilaçların kullanımıyla ilgili hararetli tartışmalar var. Kimi ilaçlar zararlı kullanmayın derken bir başkası bitkisel ilaçlar kullanmak tercih edilmeli demekten geri kalmıyor. Görüş enflasyonunun olduğu böylesine önemli bir alandaki tartışmaların ruh sağlığı profesyonelleri dışındaki insanlardan gelmesi ayrıca dikkat çekici bir başka konu, doğal olarak insan doğrunun ne olduğunu merak ediyor.

Dünya Sağlık Örgütünün açıklamasına göre gidişat değişmez ise depresyon 2020 yılında en sık görülen hastalık olacak. Bu öngörünün temelinde son yüzyılda dünyanın geçirdiği değişiklikler var; sosyologlara göre çağımız belirsizlikler ve risklerin olduğu bir dönem, yaşadığımız çağın toplumlarına risk toplumlar deniliyor.

Dünyanın hemen her yerinde artmakta olan ruhsal hastalıkların sağaltımı, toplumların esenliği ve yeni nesillerin sağlığı açısından son derece önemli iken konunun uzmanı olmayan kişilerden psikiyatrik hastalıkların tedavileri konusunda açıklamalar ortaya çıkmakta ve bu durum kafa karışıklığına yol açmaktadır. Aktarılanlar arasında ilaçların işe yaramadığı, bağımlılık yaptığı, intihara yol açtığı ve bırakıldığında hastalığın tekrarladığı yönünde.

Yukarıda kısaca değindiğim bilgi kirliliğini gidermek ve kamuoyunu bilgilendirmek adına ruhsal hastalıkların tedavi dizgesini ve kime, neden ilaç verildiğini ya da nasıl tedavi edildiğini özetledim.

Yukarıda değindiğim ana tezlere şöyle bir değinecek olursam:

1-Psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapar mı? İşin aslı insanın kullandığı neredeyse her madde bağımlılık yapabilir. Örneğin yeme bağımlılığınız varsa obez olabilirsiniz. Konu ilaç kullanmak ise tüm ilaçlar için öncelikle söyleyebileceğim kullanım prensiplerine uyulması ve ilaçların doktor kontrolünde kullanılması gerektiğidir. Yapılan çalışmalar takip altındaki hastalarda herhangi bir ilaca karşı bağımlılık gelişme ihtimalinin düşük olduğunu göstermektedir.

2-İlaçlar intihara yol açar mı? Ruh sağlığı açısından intihar en dramatik olaylardan birisidir. Özellikle depresyon ve psikozlarda görülme olasılığı yüksektir. İlaçların intihar düşüncelerini arttırdığı karmaşık bir konudur. Özellikle yan etkileri intihar düşüncelerini teşvik edebilirken diğer yandan aynı ilaçlar insanların çektiği acıları azaltır ve esenliğe kavuşmalarını sağlar. Psikiyatri pratiğimde birçok defa ilaçların dramatik şekilde insanların acılarını azalttığına klinik tabloyu düzelttiklerine tanık oldum. Bu açıdan ilaç yan etkileri varsa da hasta hekim işbirliği ile kolayca çözülebilir bir sorundur. Bu tip söylemler tedavi alması gereken insanların zaman kaybetmelerinden başka bir işe yaramamaktadır.

3-İlaç bırakıldığında hastalığın tekrarladığı düşüncesi; bir defa depresyon geçirdiyseniz tekrar hastalığı geçirme ihtimalinin hiç geçirmemiş insanlara oranla daha fazladır. Bir başka konu ilacın kesilme zamanı ve şeklidir ve uygulama hataları tekrarlamalara yol açabilir. Tedavinin sonlandırılması söz konusu olduğunda hasta bu duruma hazırlanmalıdır. Hazırlıksız yapılan ilaç müdahaleleri de soruna yol açabilmektedir.

Peki psikiyatristler, tedaviye nasıl karar verirler?

Birinci aşama; ruhsal hastalığı olan kişileri değerlendirirler. En önemli aşamadır, çünkü danışan ile sağlıklı bir diyalog kurulmasını ve tanısının konulmasını kapsar. Tanı, ruh sağlığı uzmanı tarafından konulmalıdır. Güncel sorunların oluşturduğu sıkıntı, huzursuzluk, gelgitler hastalık değildir ya da depresif hissetmekle depresyon aynı şey değildir. Klinik tanı almayan hafif düzeyli yaşam olayları ilaç kullanmadan çok çeşitli uygulamalar ile ortadan kaldırılabilir.

İkinci aşamada, bir kişiye ruhsal hastalık tanısı konmuşsa, ilaç sağaltımı ya da psikoterapi veya her ikisi birden uygulanabilir. Hasta ile hekim birlikte bu duruma karar verirler.

Hastalık ilerlemiş ya da ayaktan devam edemeyecek düzeyde ise yatarak tedavi uygulanabilinir.

Üçüncü; ilaç kullanımı iyileşmesini istediğimiz belirtiler ve bozukluk için planlanan sürede ve takip altında kullanılmalıdır. Takip olmadan ilaç kullanmak uygun değildir. Maalesef ülkemizde başlanan tedaviler kontrolsüz bir şekilde devam etmekte ya da kontrol muayenelerine yeterince rağbet edilmemektedir.

Dördüncü; ilaçlar ruhsal bozuklukların çözümünde bir araçtır amaç değildir, yani ilaç iyileşmenize yardımcı olsa da siz iyileşirsiniz. Buradaki nüans farkı üzerinde durulmaya değer bir konudur, çünkü psikiyatrik bozuklukların tedavileri, hastalığın kendisi gibi çok boyutludur.

Batı tıbbının, Descartes’ten bu yana ruh ve beden dikotomisi son yıllarda terk edilmeye başlanırken beden ve ruh sağlığı beraber ele alınmaya başlanmıştır. Yani ilaç kullanırken, hareket etmelisiniz, diyetinize özen göstermeli ve sorunlarınızın çözümüne yönelik işlevsel yeni stratejiler üzerinde çalışmalısınız. Hepsi beraber olmalıdır.

Sonsöz; ihtiyacımız olduğunda ilaçsız kalmayalım ama ihtiyacımız olmadıkça da ilaç kullanmayalım.

 

Bir cevap yazın