Ben yoruldum hayat

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

Yorulmayıp da ne halt edeceksiniz ki? Hayat şartları zaten ülkemizde ağırdı şimdi çok daha ağır oldu. Türk vatandaşı artık ezilmekten bıktı usandı. 1970’li yıllarda İranlı öğrenciler liselerimizde parasız yatılı okurken imrenirdik kendilerine. Peşinden Kenan Evren ve Turgut Özal’ın ülkemize getirdiği Afganlı göçmek olmak istedik hepimiz. Aynı şu anda Suriyelilere verilen ayrıcalıklar verilmişti kendilerine. Avrupa ile kendimizi kıyaslamak haddimize mi? Küçük gördüğümüz çok sayıdaki ülkelerde hiçbir hastaneden hiçbir vatandaşından ücret alınmıyor. Ya bizde? Hayat standardı yerlerde sürünüyor.

Gelin sizi biraz gerilere götürerek, bizzat gözlerimle gördüğüm şu andaki yaşadıklarımızın aynının nasıl yaşandığını hatırlatayım:

Yıl 1982. Rusya’nın Afganistan’ı işgal etmesiyle birlikte 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in emriyle ülkemize ilk etapta 400 Afganlı göçmen getirildi. Dönemin Başbakanı Bülent Ulusu. Göçmenler havaalanında dönemin İçişleri Bakanı Selahattin Çetiner’in başlarında olduğu bir heyet tarafından karşılandı. O sene Türkiye’ye gelen göçmenlerin sayısı 5 bini geçti. İlk Kafilenin büyük bölümü Tokat’ın Artova İlçesine, bir kısmı da şehir merkezine yerleştirildi. Devlet dairelerine yerleştirildi, ülke insanından çok fazla imtiyazlar verildi, içlerinden vali ve kaymakam bile çıkardılar.

Afganlılar Türkiye’de Adana, Diyarbakır, Tokat(Merkez ve Artova), Kırşehir, Van(Pamier Yaylası Ulupamir Köyü, Erçek beldesine bağlı Karagündüz Köyü), Şanlıurfa (Ceylanpınar), Kayseri, Malatya, İstanbul (Zeytinburnu), Hatay ve Gaziantep’e yerleştirildi.

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine gelen 3 bin civarındaki Özbek asıllı Afganlılar ise Evren Paşa Köyü’nde inşa edilen 214 konuta yerleştirildi.  Her bir aileye 20’şer dönüm tarla, 45 aileye bir traktör ve her aileye çift olmak üzere büyükbaş hayvan verildi. Hediye edilen evleri iğneden ipliğe döşendi.

3 Ağustos 1982’de Pakistan’dan uçaklarla Türkiye’ye getirilen 1150 Kırgız’ın yarısı Malatya’ya, diğer yarısı da Van’ın Erçek beldesine bağlı Karagündüz köyünde yaşamaya başladı.

Turgut Özal daha rahatlık sağladı
1950 Kırgız, Başbakan Turgut Özal tarafından 1987 yılında Van’ın Erciş ilçesine 32 kilometre uzaklıktaki Altındere bölgesinde yaptırılan Ulupamir köyüne yerleştirildi. Göçebe hayatı geride bırakıp kendileri için inşa edilen iki katlı tek tip konutlara yerleştirilen Kırgızlar, yaşadıkları coğrafya ve yaşam biçimleri değişse de 30 yıldır Türkiye’de yaşamanın mutluluğu içinde.

Türkiye’ye getirilen 4 bin 500 Türk asıllı Afgan göçmen Gaziantep’e yerleştirildi. Devlet dairelerinde iş sağlandı, döşeli evler verildi.

Sadece Hatay’a gelenlerin sayısı ise 171 hane ve yaklaşık 600 kişiyken şimdilerde bu sayı 20 bine ulaştı.

İçimden Afganlı göçmen olasım gelmişti
Çalıştığım gazeteye yazı dizisi yapmak üzere 1983 yılında İstanbul’dan uçakla Van’a giderek kamp kurmuştum. Van, Urfa, Kayseri, Malatya, Kırşehir ve Tokat’ta yaşayanlarla ilgili yaklaşık bir ay süreyle bölgeyi gezerek ropörtajlar yaptığımda yazımın başlığı “İçimden Afganlı göçmen olasım geldi” olmuştu ama yazı işleri iktidara ters düşmemek için başlığı “Bülbülü altın kafese koymuşlar ah vatanım demiş” diye çevirmişlerdi.

Düşünsenize her aile dayalı döşeli bir ev, insanların iç çamaşırına kadar elbiseler, bir çift büyük baş hayvan, tarla veriliyor. Ne elektrik ne de su parası. Oh ne ala memleket.

Kayseri içimi çok acıtmıştı
Kayseri’de çok acı bir gerçekle karşılaşmıştım. Bölgede birkaç yıl önce yaşanan depremde evleri yıkılanların yerleştirildiği deprem evlerinden çıkartılarak yerlerine bu Afganlı göçmenlerin yerleştirildiğini, Türklerin ise kış ortasında çadırlara mahkum edildiğini gördüğümde perişan olmuştum. Kendi ülkemin insanı açlığa ve soğuğa mahkum edilirken..

Yıl 1982= 2018 değişen ne?
Aradan 36 yıl geçmiş. Afganlılar mutlu ve refah içinde yaşarken yerlerinden, yurtlarından edilen Türk vatandaşları sefiller gibi yaşadı. Haberlerini okuduk hepimiz. Aradan o kadar yıl geçti ne değişti?

Afganlıların yerini Suriyeliler aldı.

Yine aynı ikram-ı izzetler. Hatta daha da abartıldı.

Sınavsız iş

Çalışmadan maaş

Sınavsız üniversite

Parasız ev

Parasız elektrik ve su

Parasız muayene ve hastane

Parasız ilaç,

Milletvekilliği

Vah vatandaşım vah,

Vah emeklim vah,

Siz daha çoook sürünürsünüz o kapılarda

“Onlara var da bize yok mu?” dersiniz.

Ev kira, açlık sınırı altında emekli maaşı

Emekliliği hak etmesine rağmen kendilerine bakmadan “Hem emekli maaşı alıp hem de çalışarak iki işte birden para almak reva mı?” denilerek maaşı ödetmeyenler.

Hastane kapılarında son nefeslerini verenler

Parasızlıktan ilaç alamayanlar

Şehit ailelerine verilen evlerin parası ödenmedi diye icraya verilenler

Yazıp duruyoruz da koyun olmaktan ne zaman kurtulacağız işte orasını bilemiyorum.

Evet ya ben dert anlatmaktan, siz de anlamamaktan usanmadınız ama

Artık ben yoruldum hayat

Siz uyanmazsanız

Bundan sonrası gerçekten hikaye.

 Son söz:
Hayatta öğrenilmesi en zor şey, geçilecek ve yakılacak köprüleri, birbirinden ayırt edebilmektir.
David Russel

 

 

 

 

 

 

 

 

 

One thought on “Ben yoruldum hayat

  • çok haklısın…. ben de yoruldum bu ülkede yaşamaktan. Artık güvenim de kalmadı… Haydi biz fazla yaşamayız , yaşasak bile dertdeğil ama miniklerimiz ne olucaklar? Onlar için bu ülkede ne var yahu? Ne yedikleri ne içtikleri ne oyuncakları ne boyaları. Her şey hormonlu,Çin malı pis kimyasallar. Nasıl büyüyecekler sağlıklı olarak? Ben artık panik yaşıyorum. Çok üzülüyorum çok

Bir cevap yazın