CHP’de neler oluyor?

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

Günde birkaç kez sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorum. Özellikle Facebook’u kullanan kişi sayısı çok fazla olduğundan orada paylaşılan küçük notlardan çok sayıda haber çıkardım. Hamle Gazetesi yazarı Özcan Özgür’ün Osman Gürün’ün bir fotoğrafını paylaşarak 12 Aralık tarihinde yazdığı  “Hepimize kapıyı gösteriyor…  Hepimizi göndermezlerse namerttirler… Geldikleri gibi de gidecekler ve biz Avninin Atlarıyla, Kuvvayı Milliyenin atlarıyla yine geleceğiz…” sözleri dikkatimi çekti. Yorumları da gözden geçirince sıkıntının sadece Özgür’de yaşanmayıp Muğla genelinde olduğunu görünce bir telefon trafiği yaptım.

Osman Gürün 1999 Türkiye Yerel Seçimlerinde yüzde 37, 2004 seçimlerinde yüzde 43, 2009 seçimlerinde yüzde 46 ve 2014 seçimlerinde de yüzde 49.1 oy alarak başkan olmuş. Sürekli yükselen bir oy grafiği olduğuna göre neden insanlar tepkili?

O telefon trafiğinde CHP’de başta olmak üzere birkaç değişik partili dostumla görüştüm. Gazeteci arkadaşlarımın fikirlerini aldım.

Görünen o ki CHP’nin kalesi denilen Muğla’da 31 Mart’ta işler o kadar da göründüğü gibi değil. Madalyonun arka yüzü sanki biraz karanlık gibi. Çünkü Gürün’e kendi partisi içinden de çok sayıda karşı olan var. Eğer oy verirsem deyip küfreden küfredene. Duyduklarımdan özet yapayım:

Yerel basın bile ikiye ayrılmış
Hamle Gazetesi yazarı Özcan Özgür’ün yazısı belli ki ortalığı epeyce karıştırmış. Yazıya karşı olanlar, yazıyı destekleyenler gırla. Yüzün üzerinde yazı okudum çoğu Gürün’e karşı çıkıp Özgür’ü desteklemiş. Özcan Özgür’ün kişilerle karşılıklı yazışmaları bir kenara koyup sözlerinden bir kaçını yazayım istedim. Osman Gürün’ün sert bir yüz ifadesiyle eliyle bir yönü işaret ettiği fotoğrafının kullanıldığı hesap altında şunlar yazılmış:

“Hepimize kapıyı gösteriyor…  Hepimizi göndermezlerse namerttirler… Geldikleri gibi de gidecekler ve biz Avninin Atlarıyla, Kuvvayı Milliyenin atlarıyla yine geleceğiz. Gazeteciler muhaliftir… Ve gazeteciler GÜCÜ denetler… Genel gücü genel seçimde adayları bazında eleştiriyoruz… Yine eleştiririz ki yerel yöneticilerini eleştirmekten de geri durmadım… Durmam da Sürekli olarak eleştiren; işi Genel İktidar olan Uğur Dündar gibi Yılmaz Özdil gibi duayenlerimiz var… Ben yerelde Kent Yazarıyım… Yerel gazeteciler taktir edersiniz ki yerel yönetimleri, yerel gücü denetler, eleştirir… Neden benden başka yerelde eleştiren yok? Beni de susturup kimi rahat ettireceksiniz ki… Ben haddimi bilirim. Osman Gürün’ün ilk gelişinde ciddi katkım olmuştu. Çevremde ‘Senin yüzünden oldu’ diyenler var. Kendimi onlara affettirmeye çalışıyorum” yorum sizin. Basın arasındaki sıkıntı “Başkan kendisine yakın gazeteleri ilanla destekliyor” şeklinde.

Kendisine biat etmeyenler barınamaz
İsmi bende kalsın CHP içinde önemli bir isim neler söyledi onları da aktarayım: “Ben dededen CHP’liyim. Bizde kişiler değil parti önemlidir. Bu nedenle de biz CHP’liler olarak Muğla’da ön seçim istiyorduk. Çünkü Osman Bey kesinlikle kendisine biat edilmesini ister. Eğer hayır dediyse bir daha evet demesi mümkün değil. İl başkanı ya da kimin milletvekili olacağına tek başına karar veriyor. Hakkında 20’den fazla soruşturma var. Son olarak bölge müzesi ve yeni otogar mahkemelik. Tek adam durumunda. Bu nedenle parti içinde çok kişiyi kırıp dışlayarak onlara cephe aldı.”

Bodrum, Marmaris, Ortaca ve Köyceğiz
Muğla’nın büyük şehir olmasıyla birlikte Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi gelir potansiyeli büyük ilçelerin neredeyse tüm gelirlerine Muğla merkez el koyunca ipler daha o zaman gerilmiş ve bu üç ilçenin başkanları Osman Gürün’e cephe almışlardı. Bunu sağır sultan bile duydu, bilmeyen yok. Neredeyse karşılıklı husumete dönüşen bu sıkıntı basına da malzeme olmuştu. Muğla’dan bir gazeteci arkadaşım “Abi dikkat ettin mi Osman Gürün adaylığını garantiye aldırdıktan sonra kendine yakın ilçe başkanlarının isimlerini açıklattırdı. Bunların içinde Bodrum, Marmaris, Fethiye, Köyceğiz, Ortaca, Yatağan ve Seydikemer yok. Şu çok önemli. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Milas ve Menteşe’deki seçmen sayısı diğer tüm illere bedel. Bunların içinde sadece Milas ve Menteşe Gürün’e yakın isimler. Zaten onların isimleri de açıklandı.”

Ön seçim olsa böyle olmazdı
Bir başka gazeteci dostum da “Ön seçim olsa Osman Gürün yerine Tekirdağ  Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreter olarak görev yapan Oral Karakaya, ya da her ne kadar Bodrum’da fazla sevilmese de Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’dan birisi ön plana çıkacaktı. Bu da CHP’nin yine Muğla’da açık arayla seçim kazanması anlamına gelecekti” dedi. Bilemiyorum yine karar siz okuyucuların.

Peki kim kazanır diye sordum
İlçeler için Osman Gürün’ün istediği isimleri yazarak burada hedef şaşırtmak istemiyorum. Bunu zaten üç aşağı beş yukarı herkes tahmin ediyor.

AKP, MHP ittifakı Muğla’ya güçlü bir aday çıkarması durumunda büyük çekişme yaşanacağı kesin gözüküyor. Buna karşı CHP ile İYİ parti ittifakı Osman Gürün ile ne yapar işte bu önemli. AKP adayları arasında en çok konuşulan iki isim var. Eski Ticaret Odası Başkanı Bülent Karakuş ile Muğlalı olmakla birlikte AK Parti Manisa Milletvekili BBP ve MHP kökenli Prof. Dr. Selçuk Özbağ.

Osman Gürün’e hem kendi partisi içinden ve hem de sosyal demokratların bir bölümünden tepki var. İşi daha ileriye götürüp oy verirsem …. diye yazanlar da var. Haydi bunları geçtik ama ciddi anlamdaki eleştirileri CHP genel merkezi sanırım dikkate alır.

Almazsa da tabii ki kendi bilecekleri bir iş, bizi bağlamaz.

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın