Devlet vatandaşıyla pazarlık etmez

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

 

Doğruyu söylemek gerekirse bu konuyla ilgili tek bir kanun maddesi araştırmaya gerek bile görmedim. Bir devlet kendi vatandaşının mülkiyetinde olan bir yeri almak için pazarlık masasına oturmadan, vatandaşını mağdur etmeden hakkını verir.
NOKTA.

Cumhurbaşkanlığı konutunun yapıldığı Marmaris’in Okluk Koyu’ndaki özel arazilerin kamulaştırma harekatında köylülere birbirinden ayrı ve rayiç bedellerin altında fiyatlar verildi. Halk kırgın ve son derece üzgün. Satmak istemeyenlere çaktırmadan aba altından sopa gösteriliyor. Pazarlık heyeti son derece nazik ve kibarca hareket ediyormuş etmesine ama görünmeyen o değil. Görünmeyen de kibarca “Rakamı kabul etmeyenler mahkeme yoluna başvurabilir” deniliyor. Peşinden gelen cümleye bakın:
Davalar aylarca sürer
Yani?
Lafın özü?
Sen bu dava işinden vazgeç” mi denmek isteniyor?

Temcit pilavı gibi durmadan aynı şeyleri ortaya koymak istemiyorum. Zaten bunu yapmaktan da bıktık usandık. Bence tamam değil ama diyelim ki yapılanlar tamam olsun. Devletin partili başkanı, kendi özel mülkü olmayan, Cumhurbaşkanlığına ait mütevazi yazlık evi saraya çevirdi. Hem de 300 kişinin kalabileceği saraya. Hadi bu 300 kişilik konaklamadan ayrı olarak kalacak koruma ve görevlilerin konaklayacakları yerlere de mecburen tamam dedik. Her ne kadar içim açıyorsa da kesilen binlerce ağacı da sineye çekip bağrımıza taş bastık ve çenemizi kapattık.
Ama etmeyin ağalar,
Etmeyin beyler,
Ah almayın, hem de gariban vatandaşın, atasından kalan yerlerini üç kuruşa kapatmak için onların ahını almayın.
Yazıktır,
Günahtır,
Ayıptır…

Fiyatlar arazi sahibine göre mi?
Bunu ben söylemiyorum. Bölgeyi, o bölgede yaşayanları çok iyi tanıyorum. Pazarlık edilenler ve hatta kenarda kalanlarla gazeteci olmam nedeniyle yıllardır şöyle ya da böyle ilişkilerim var. Birbirimizi iyi tanırız. Yıllarca hakları gasp edilenler için yazılar yazdım. Onlar da bunların arasında oldu kimi zaman. Sıkıntılarını, dertlerini bana anlatmayıp da kime anlatacaklar? Gazeteciler ile konuşmanın yasaklanması sizce ne anlama geliyor? Ortada devlet sırrı yok ki. Vatandaşlık hakkı neyse insanlar onu yapıyor. Bu yasaklamayla devletin vatandaşına yaptığı yanlışlık mı gizlenmeye çalışılıyor?

Hatta pazarlıkları halk huzurunda, gazeteci karşısında yapın da yöneticilerimizin ne kadar şeffaf oldukları açıkça belli olsun.
Tabii ki gerçek şeffaflık varsa..
Buna siz karar verin artık.

Gelelim pazarlıkta geçen rakamlara
İlk Malderesi’nden 4 aile ile görüşüldü. Deniz kenarına 160, uzağına 95 bin lira fiyat biçildi. Kabul etmeyene kısaca mahkemeye git kardeşim dendi. Yukarıda yazdım ya;Mahkemeye gitse ne olacak ki?
Ne değişecek ki?
Değişme ihmali var mı ki?
Arazi içindeki binalara belirlenen rakamlar 39 bin lira ile 50 bin lira arasında değişiyor. Deniz kenarında olanlar 300 bin liradan başlıyor(muş). Bunlar tabii ki duyduklarım.

Diğer duyduklarım;
Şu ana kadar en yüksek rakam 6 milyon 400 bin lira ile 8 dönüm arazisi olan Nurcan Üstünbaş’a önerildi. İkinci sırada 6 milyon 300 bin lira ile 11 dönüm arazi içinde restoran, 3 bungalovu bulunan denize sıfır Turgut Yücel’e ait Yücel Restoran var. Denizkızı Kaptan Restorana 1 milyon 600 bin ve Dilarya Restoran’a da 1 milyon 250 bin lira teklif edildi.
3 arazi sahibi teklifi kerhen kabul etmiş ve satmaya karar vermiş.
Kimse neden sattığını açıklamıyor ama o üç aileye yakan çevreler “Devletle uğraşamayız, satalım kurtulalım” dediklerini fısıldıyor kulağımıza.

Restoranlara biçilen fiyatların çok az olması nedeniyle üç restoran sahibi de arazisini satmak istemiyor(muş). Restoran sahiplerinin “Biz para değil, iş istiyoruz. Ticarethanelerimizi kapatmak istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceği bizim için çok önemli ve bunu da paraya değişmeyiz” dediklerini duydum.

Sorular çok,
Cevap veren yok
Ne olacak?
Kim ne yapacak?
Hiç belli değil.
Arazi sahiplerinde korku
Restoran sahiplerinde endişeli bekleyiş var.

Devlet vatandaşını bu kadar üzer mi?
Perişan eder mi?
Ortadaki haksızlığı acaba partili Cumhurbaşkanı biliyor mu?
Bilse vatandaşını eminim ki korur ve kollar.
En son “Benim vatandaşıma kimse pahalıya bir şey yediremez” demişti.

Şimdi de;

Benim vatandaşıma arazisi ve ekmek teknesini yok pahasına kimse sattıramaz” der(mi)?

Bir cevap yazın