Erkekler-Erkekcikler

Haber, Şahin Erkenez
Haberi paylaşın

Pikniğe giderken yalnızca eti kasaptan alıp diğer tüm yiyecekleri ve malzemeyi eşine bırakan, giderken yolda gördüğü her tanıdığı pikniğe davet eden, piknikte yalnızca mangalı yakıp etleri pişiren çay demleme dahil geri kalan tüm temizliği ve toparlanmayı eşine bırakarak kadıncağızın diğer günlerden daha çok yorulmasına neden olan Asteriks’in arkadaşı Hopdediks kılıklı çubuk pijamalı aile reisim,

Evindeki sigorta atmış, sigortanın mandalını yukarı kaldırmaktan niye korkarsın da sokak sokak elektrikçi ararsın teknoloji özürlüm,

Su damlatan musluğun contasını değiştirirken nasıl oldu da bileğini çatlattın pense özürlüm,

Akşam iş dönüşü eşinle birlikte döndüğün evine kapıdan girer girmez kumandayı eline alıp da eşine ”Yemekte ne var?” diyen hazırcım,

Hiç olmazsa pazar sabahları kahvaltıyı hazırla, git fırından taze simit börek al. İki yumurta kır mutfak özürlüm,

Bir defa da eşinin çayını sen doldur, kahve müdavimi kılıklı herifim,

Tuttuğu takım ”ben izlemezsen mağlup olacak” inanışı nedeniyle maç izlerken evde terör estiren hele bir de takımı yenilirse evde 3.Dünya Savaşı çıkaran meşin top kafalım,

”Beni seviyor musun? diyen eşine ”” diyen ”Ne kadar?” Sorusuna da ”Her akşam dırdırına katlanacak kadar’‘ diyen sevgi kelebeğim,

Diyet yapması gerektiğinde iş dönüşü dışarıda karnını doyurup eve öyle giden evdeki diyet yemeklerini gönülsüzce yiyerek kendini kandıran uyarmaya kalkan karısına asker arkadaşıymış gibi davranarak ”kızım, ulan, hacı, moruk” gibi yaratıcı(!)kelimelerle hitap eden Mükremin Çıtır kılıklım,

Annesine yardım eden oğlunu kenara çekerek ”Lan erkekler mutfağa girmez karı işi yapmaz! Bak sonra çü..n düşer!” diyerek hayat dersi veren şark kafalım,

Bin bir emekle hazırlanan yemekleri yedikten sonra eşine ”eline sağlık” demediği gibi geğirme eşliğinde yemeğe bahane bulan takdirsiz sığırım,

Şekeri karıştırılıp eline verilen çayı bittiğinde, tazelenmesi için çay kaşığıyla bardağa ya da tabağına vurarak mesaj veren iletişim sihirbazım,

Yılda ya da 6 ayda bir yıkanan perdeleri asarken perdenin ruletini atladığı için tekrar başa döndüğünde kuduran, eşini canından bezdiren, merdivenin ya da sandalyenin tepesinde o ruletleri icat edenleri gıyabında gebe bırakan sünnetli cengaverim,

Yine mi hamile kaldın lan? Üstüne ceketimi atsam hamile kalıyorsun!” diyerek karısı sanki tek başına hamile kalmış gibi davranan suçu hiç üzerine almayan anatomik özürlü yaratığım,

Eşine evlilik yıldönümünde maydanoz, sevgililer gününde düdüklü tencere, doğum gününde de işkembe alan, burun ameliyatı olan eşine çiçek getirerek: “kokla bakalım hanım burnun çalışıyor mu”’ diyen düşünceli romantiğim,

Evde ”peşin satan esnaf” misali rahat koltuğuna kurularak talimatlar yağdıran, tıkınma malzemeleri önüne gelen, zaman zaman uyuyan, utanmadan gaz çıkaran, dizi oyuncularına küfür eden, kimseye vermediği televizyon kumandasını, tuvalete giderken bile cebinde götüren, işe giderken de yanlışlıkla cep telefonu yerine yine kumandayı götüren telemanyağım,

Eşi hastalandığında akşam eve geç gelen, sabah işe erken giden, eşine yarım ağız sevgi gösterisinde bulunan ama kendisi nezle bile olsa çocuklar gibi naz yapan huyu suyu değişen ve sonunda eşine “tek sen hasta olma da ben olayım!” dedirten bıyıklı bebeğim,

Gazete okurken manken resimlerini gösterip; “Bunlar kadınsa sen nesin, sen kadınsan bunlar ne?” diye sorup pis pis sırıtan kendinin bile ne olduğunu bilmeyen koca göbekli, kel, kıllı ve bodur şakacım,

Kendisine sevgi ve şefkat gösteren eşini hemen yatağa atmaya kalkan ‘hayır‘ yanıtı alınca da ”tatmin etmeyeceksen tahrik etmeyeceksin, şefkat şehveti getirir” özlü(!)sözünü yumurtlayan, aygır filozofum(!),

Alışverişe gidildiğinde eşini içeri gönderip kendisi arabada gazete okuyan, cep telefonuyla geyik yapan, bilgisayardan, cep telefonundan internete girerek zaman geçiren, eleştirenlere de ”Alışverişi sevmiyorum ya zorla mı!‘ yanıtını veren, ”Her şey sevildiği için değil yapılması gerektiği için yapılır!’‘ denmesi gereken sömürücü ve de kıllı odunum,

8 Mart Kadınlar Günün de kendi gibi nazik(!) arkadaşlarını telefonla arayıp ”’Kadınlar Günün kutlu olsun bilader” diye espri yapan kazma, o gün bari eşinin elini tut ” iyi ki varsın” de çiçekten vazgeçtim yanağına bir öpücük kondur tebrik özürlüm,

Kadın erkek eşitliği konusunda: “Fişle priz eşit olur mu?” diyerek her konuyu cinselliğe getiren sinsi ve de cinsi sapığım,

Erkek çocuğunu daha çok seven, yaşı kaç olursa olsun kızını erkek kardeşine hizmet ettiren -bazı yerlerde- çocuk sayısını kızlarını çıkararak yalnızca erkek çocuk sayısı kadar söyleyen, kendisini de dünyaya bir kadının getirdiğini unutan, kızdığı birine anasına küfür ederek intikam alan, insana “memleket doğru da sen yanlışsın” dedirten erkekciğim benim..

 

Bir cevap yazın