SİT Alanlarına yeni rehber

Haber
Haberi paylaşın

Ekoloji Kolektifi Derneği Ekolojik Haklar Merkezi çalışması kapsamında, Ilgın Özkaya Özlüer imzalı “Soru ve Yanıtlarla Sit Alanlarında Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Rehberi” kitabını yayımladı.

Soru ve Yanıtlarla Sit Alanlarında Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Rehberi kitabı neden önemli?

Türkiye’deki karmaşık koruma mevzuatı ve anlaşılması güç sit alanları uygulamaları, her dönemde kültür ve tabiat varlıklarının korunmasıyla ilgili tartışmaları kararların ülke gündemine gelmesiyle yeniden tartışılıyor. Ekoloji Kolektifi tarafından yayınlanan, Ilgın Özkaya Özlüer imzalı Soru ve Yanıtlarla Sit Alanlarında Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Rehberi, koruma alanındaki mevzuatı ve önemli mekanizmaları kolaylaştırılmış bir dille işleyerek koruma alanında meydana gelen karmaşaların giderilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

Soru ve Yanıtlarla Sit Alanlarında Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Rehberi, Sit alanlarıyla ilgili kritik 63 soruya verdiği cevaplarla, koruma konusunda yurttaşların aklındaki pek çok soru işaretini gidermeyi amaçlıyor. Rehberde cevaplananlar arasında;

* Kültür varlığı, tabiat varlığı, koruma alanı, korunan alan, sit nedir? Sit türleri nelerdir? Arkeolojik sit, kentsel sit, doğal sit, karma sit nedir?

* Farklı sit türlerinde yetkili idare hangisidir?

* Kültürel ve doğal sitlerin tespit ve tescil işlemleri nasıl yapılır?

* Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu gibi organlar nasıl çalışır? Bu organlar nasıl karar alır ve bu kararlar nasıl kesinleşir? Bu kararlara karşı itiraz ve idari başvuru yolları nelerdir?

* Sit kararları nasıl ilan edilir ve bu kararlara karşı yargı yoluna nasıl gidilir?

* Sit dereceleri nelerdir?

* Sit alanlarında yapılaşma şartları nelerdir? gibi sorular bulunuyor. Ekoloji Kolektifinden sunuş metni şöyle:

“İnsan doğal ve kültürel çevresiyle birlikte var olabilir. Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması, geçmişten geleceğe örülen en önemli köprülerden biridir. Özellikle de Türkiye gibi kültür ve tabiat değerleri yönünden zengin ülkeler açısından bu köprünün önemi çok daha fazladır. Bu nedenle kültür ve tabiat varlıklarını yaşatarak korumak ve biriktirerek arttırmak yalnızca çağdaşlarımıza değil aynı zamanda geleceğin insanlarına karşı da sorumluluğumuzdur.

Hukuk bu sorumluluğu taşımakta yardımcı olan en güçlü araçtır. Diğer yandan hukukun, koruma kültürünün ve eğitiminin yaygınlaşması çabalarına da katkısı olduğu belirtilmelidir. Bu açıdan kültür ve tabiat varlıklarının korunmasında ulusal ve uluslararası hukukun imkan ve mekanizmalarının ilgililer tarafından öğrenilmesi ve işlerlik kazandırılması gereklidir. “Sit Alanlarında Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Rehberi” isimli bu çalışmamız da bu çerçevede bir katkı denemesi olarak görülebilir.

Ülkemizde koruma mevzuatının eksikliğinden ziyade dağınıklığı ve karışıklığı ciddi bir sorun olarak kabul edilmektedir. Kültür ve tabiat varlıklarının alan boyutunda korunmasını sağlayan en önemli statü olan sitler de bu sorundan etkilenmektedir. Özellikle de kültür varlıklarının korunmasına ilişkin yöntem ve idareler ile tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin yöntem ve idarelerin ayrıştırın yeni yasal düzen, bu karışıklığın sebebi olmaktadır. Açıklanan sebeple çalışmamızda her iki değeri korumaya ilişkin başlıca düzenlemeleri belirtmek ve temel kavramları bu düzenlemelerde yer aldığı biçimde tanımlamak ilk amacımız olmuştur.

Kültür ve tabiat varlıklarının korunması herkesin ödevi ve sorumluluğunda olduğundan koruma hukuku “hukukçulara” terkedilemeyecek bir alandır. Bu nedenle koruma hukukunu ayakta tutan kanun ve yönetmeliklerin neler olduğunu bilmek, temel kuralların ve ilkelerin nerede olduğu göstereceğinden, oldukça önemli bir yolunun kapısını aralamaktadır.

Sonuç olarak bu rehber çalışma sit alanlarıyla ilgili başlıca kanun ve yönetmeliklerin neler olduğunu; temel kavramaların neler olduğunu; kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin olarak ülkemizde kurulan mekanizmanın genel hatlarını ortaya koyan naçizane bir çaba olarak takdirlerinize sunulmuştur.”

Ilgın Özkaya Özlüer kimdir?
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Çevre Hukuku Anabilim Dalında 2005 yılında akademik hayatına başladı. “İdari Yaptırım Kuramı Açısından Çevre Kanununda İdari Cezalar” başlıklı yüksek lisans teziyle bilim uzmanı unvanı kazandı. İdare Hukuku Anabilim Dalında, “Sit Alanlarının Planlanması” başlıklı tezi ile doktor unvanını alan yazar, akademik çalışmalarına devam ediyor. “Kırda Yoksulluk ve Direniş”, “Bolivya Anayasası: Hukuk, Demokrasi, Özerklik” ve “Bilgi Edinme Hakkı Rehberi ve Uygulama Örnekleri” kitaplarında editörlük; “Biyogüvenlik Yasası: Görünmez Elin Ekolojisi” ve “Paris Anlaşması ve Ortak Değerlerin İnşa Sürecinde Hukuk” kitaplarında bölüm yazarlığı yaptı. Özkaya Özlüer’in, akademik makaleleri, gazete yazıları, çeşitli toplantı, konferans ve sempozyumlarda sunumları; çevre hukuku, imar hukuku, idare hukuku ve ekoloji politikaları üzerine çalışmaları bulunuyor.

 

Bir cevap yazın