Okluk Koyu kapatılacak mı?

Haberi paylaşın

Hani Okluk Koyu’na Cumhurbaşkanlığı Konutu yapılıyor ya. Hani henüz inşaat devam ederken bile koya girişler yasaklandı ya. Hani bu yasaklamalar sıra dışı biçimde yapılıp savaş gemisi eşliğinde Sahil Güvenlik komutanları tarafından gerçekleştiriliyor ya. Hani diyorum ki bütün bunlardan sonra saray bittiğinde koyun hali nice olur? Okluk Koyu’na bundan böyle hiçbir teknenin giriş yapabileceğini sanmıyorum. Hatta duyumlarıma göre Okluk’un tam karşısında Sarıdana ve Ayın Koyu başta olmak üzere diğer koylara ulaşımı sağlayan yolun girişine kurulacak karakol ile buradaki giriş çıkışlar kontrol altına alınacakmış.

Tesisler bitip hizmete girmesiyle birlikte koy kapatılırsa buradaki restoranlar ile konaklama tesisleri ne yapacak? Özellikle de konuta yan komşu Deniz Kızı Restoran ve konaklama tesisi ne olacak? Mavi tur tutkunlarının uğrak yeri olan bu restoranın önündeki iskeleye bağlanan teknelere de güle güle mi diyecekler?

Koylar şahsa özel olabilir mi?
Okluk Koyu’nun, rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile parlayıp Gökova Körfezi’nin önemli koyları arasındaki yerini aldığını hepimiz biliyoruz. Özal’ın baş danışmanı, gazeteci Can Pulak’ın koya yaptırdığı mütevazi Cumhurbaşkanlığı Konuk Evinin ne kadar mütevazi olduğunu anlatmama gerek yok. Sürekli yazıldı, çizildi. Konuta tatile gelen merhum Cumhurbaşkanı, korumasız yüzerek yakınlarda demir atmış teknelerdeki insanlarla sohbet ederek ülke tanıtımında büyük rol oynadığı da basın kuruluşlarının ilk haberleri arasında yerini almıştı. O zamanlar ne koy kapatıldı, ne yollar kesildi, ne de konuta doğru fotoğraf çekmek yasaklandı.

Peşinden 10,5 metrelik Kısmet isimli yelkenlisiyle dünya turunu 3 yılda tamamlayan ilk Türk denizcisi Sadun Boro’nun yaşadığı koy olarak daha da ünlendi. Koya giriş yapanlar kendilerini karşılayan Sadun Boro’nun koy burnundaki kayaların üzerine yaptırdığı Denizkızı heykelini özellikle görmek için gelmeye devam ediyor. Heykelin kaidesinde yazılı  “Bu denizkızı, düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için nice engin denizler, ufuklar aştı. Kıtalar, adalar, koylar dolaştı. Ta ki Gökova’ya ulaşana kadar” sözlerini görmek, Boro’nun köydeki mezarı ve limanda yıllarca teknesini bağladığı çam ağacı altında fotoğraf çektirmek isteyenler anlaşılan o ki bundan mahrum kalacaklar.

Üç bir yanı yemyeşil ağaçlarla çevrili olan Okluk aslında bir kış limanı, yani sakin liman olması nedeniyle burada nereye bakarsanız kıpırtısız bir deniz var. Ağaçların yeşili turkuaz mavisi denizde renk cümbüşü yaratıyor.

Şimdi tüm bu güzellikler sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile onun 300 kişilik konuk evinde ağırlayacağı misafirlerine özel mi olacak?

Rahmetli Özal ve Sadun Boro’nun kemikleri sızlamaz mı?

Anayasada madde mi değişecek?
Aklımın almadığı başka bir şey var:
Anayasanın 43. Maddesi (Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir) ve Kıyı Kanununun 5.maddesi(Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur)  ile güvence altına alınan kıyılardan vatandaşların eşitçe kullanım hakkına sahip olduğu hatırlanacak olursa, o zaman ne olacak?

Bir sürü soru akla geliyor:

Bir vatandaş “Okluk Koyu’nda ben de denize girmek istiyorum, anayasal hakkım” derse buna izin verilecek mi? (Büyük bir olasılıkla bu şık mümkün gözükmüyor)

Tamam diyelim ki izin verildi o zaman sorun ortadan kalkar.

Ya izin verilmezse?

O zaman da anayasa çiğnenmiş olmayacak mı?

Bu durum kıyıları halka kapatan diğer rantçılara emsal teşkil etmeyecek mi?

Bakalım zaman ne gösterecek?

Not: Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) konuyla ilgili yasal yollara başvurarak inşaatın durdurulmasını istemişti, hatırlatmakta yarar var.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Haydi çocuklar eğitim kampına

Haberi paylaşınTweetÇağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Marmaris Şubesinin 8 yıldır uyguladığı “Yaz Okulu Eğitim Çalışması” bu yılda 6 Temmuz 2018 günü başlamış olup 7 Eylül 2018 günü sona erecek. 10-12 Yaş grubu Ortaokul seviyesinde 16 öğrenci gönüllü öğretmenlerce dernek binasında her hafta Salı ve Cuma günleri 4’er saat drama, Kişisel Gelişim, […]