Cumhur ittifakı çatırdıyor mu?

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

 

AK Parti ile MHP başkan ve milletvekilleri eskiden birbirlerini bir kaşık suda boğmaya çalışıyorlardı. Sayıp sövüp demediklerini bırakmadılar. Sonra çıkarlarını düşünerek ittifak kurdular. Son birkaç güne kadar vekiller arasında fazla çatlak yoktu. Fakat Bahçeli’nin bazı istekleri AKP tarafından kabul görmeyince arada atışmalar yeniden alevlendi. Tuğrul Türkeş ortalığı iyice bulandırdı. Son olarak da MHP Kayseri Milletvekili Süleyman Korkmaz’ın bir televizyon kanalında söylediği iddia edilen sözler sosyal medyada tıklanma rekorları kırıyor. Bunu görünce iki liderin birbirleri hakkında söyledikleri sert sözleri bir kez daha hatırlatmak istedim.

 

DEVLET BAHÇELİ’DEN ERDOĞAN’A SERT SÖZLER

02.06.2015 milliyet.com.tr : Elazığ konuşması: “Bak sayın Erdoğan, bölücü HDP’nin Meclis’e girmediği takdirde kaos olur diye bir beyanatım varsa ve sen bunu yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Nasıl bir insansın?”

 

“Bir avuç sonradan görme hazineyi hortumlamakta, kaçak saraylarda yaşamakta, AKP milli servet ve kaynakları zimmetine geçirmektedir. Ekonomiyi ithalata bağlayan, kaçakçılığı teşvik eden, sıcak paracıları, faiz, rant ve silah lobilerini memnun eden AKP’nin, Erdoğan ve Davutoğlu’nun aklında BOP’un hedefleri, küresel güçlerin kanlı hesap ve çıkarları vardır”

 

“Bu şahıs her gün fitne saçmaktadır. Erdoğan israf, itham, inkar ve iftiradır. Hezeyana batmış, zıvanadan çıkmıştır. Aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir. Sen de hiç mi Allah korkusu yok? Yalan söylemek, iftira atmak, gıybet yapmak, dedikodu ve tezviratlara(yalanlara)  bel bağlamak İslamiyet’in neresinde var? Senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs edecektir.”

 

” Artık iyice anlaşılıyor ki, sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış

 

“Erdoğan defalarca İmralı canisine AKP’den milletvekili aday adayı olmuş özel temsilcilerini göndermiş, PKK’yla görüşmelere en yakın adam ve arkadaşlarını görevlendirmiştir. Biz geçmişte kendisine PKK’yla görüşüyorsun dedik, yine şerefsizlik polemiğine başvurdu, kaybetti. Cumhurbaşkanı görevine başlarken şeref ve namus üstüne yemin etti, kaybetti. Şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden bir türlü ayrılmıyor. Erdoğan sen yakın tarihimizin en yanlış şahsiyetisin. Böyle birisinin Cumhurbaşkanı olması yıkımdır, kayıptır, zulümdür, milli ve manevi depremdir.”

 

  • İmralı canisiyle mektuplaştın mı?
  • Öcalan canisinin İmralı Adası’ndan günü birlik giriş-çıkışlarına onay verdin mi?
  • Şahsen temas kurdun mu? 
  • Kandil’deki PKK’lılara dinlenmesin diyerek kriptolu telefon gönderdin mi?
  • Terör baronlarıyla telefon görüşmeleri yaptın mı? 
  • Bülent Arınç’a yönelik düzmece suikast iddiasından sonra, girilen kozmik odalardan gasp edilen devlet sırları, en mahrem bilgiler kimlerin eline geçti?
  • Şu anda Türkiye’nin güvenlik kartları hangi mihrakların elindedir?
  • KCK’nın kuruluşunda katkın ve dahlin var mı?
  • PKK ve HDP’ye başkanlık karşılığında federasyon ümidi verdin mi?

 

Günü geldiğinde ya kaçacak ya da adalete hesap verecektir.

 

Haberler.com 3 Şubat 2015: “Ruh heybesinden düşürdüğü namus ve şeref kristallerini arayıp da bulamayan biri olarak hatırlanacaktır”

 

” Üst aklın kucağında yıllar geçiren Erdoğan söylediği sözleri ispatlamazsa müfteridir”

 

cumhuriyet.com.tr. Yayınlanma tarihi: 23 Aralık 2014 Salı, 19:18 : “Tüm baskı ve zorlamalara rağmen, 17-25 Aralık haram ve hıyanetle söz kesen iktidarın maskesini indirmiş, ipliğini pazara çıkarmıştır”

 

“Kuldan utanmayan, Allah’tan korkmadığı da anlaşılan rüşvetçiler, kara paracılar, yolsuzluk çeteleri, suiistimal kadroları adalete ötenazi uygulamış, yargı ve emniyet güçlerine arka arkaya operasyon düzenlemişlerdir.”

 

17-25 Aralık’ın tüm failleri hukukun karşısına çıkarılmalıdır

 

Başbakan yürekliyse sarayda oturan 17-25 Aralık elebaşısının tesirinden kurtularak hukukun önünü açmalıdır

 

“AKP 17-25 Aralık’la yüzleşmeli; havuzcular, telaşla para eritenler, villacılar, altın kaçakçıları, imar vurguncuları, vakıflar üzerinden soygun tezgâhı kuranlar, ihalelere fesat karıştıranlar adaletin huzurunda yaptıklarının bedelini ödemelidir.”

 

“Elbette bu zulmün, bu eşkıyalığın karşılıksız bırakılması mümkün olmayacaktır”

 

“Bilinmelidir ki, Türk milletinin sabrını zorlamak, tahammül sınırlarını aşındırmak, milli emanet ve varlıklarına ihanet etmek kimsenin yanına kalmamış, bundan sonra da kalmayacaktır. Tarih bir kez daha hükmünü verecek, millet bir kez daha doğrunun, milli ve manevi mirasın yanında duracak ve AKP’yi iktidardan mutlaka indirecektir.”

 

hurriyet.com.tr 30.07.2014 : “Kara paracı ve altın kaçakçısı şarlatanı hayırsever, kutucu bankacıyı saf, havuzcu işadamlarını Türkiye’nin gururu, hırsızlığın peşine düşenleri de hain olarak damgalayandan her şey olur da bir tek cumhurbaşkanı olmayacaktır. Erdoğan hakikaten de ruh sağlığını acilen gözden geçirmelidir”

 

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN BAHÇELİ’YE AĞIR SÖZLER

Cnnturk.com 24.06.2014: “Baştan aşağı, yine ifade ediyorum bu kürsüden ağzından salyalar akıyor

 

Bu adam siyasette çırak bile olamadı, olamayacak da

 

“Kalkıp evladıma hazine arazilerinin tahsisinden bahsediyor. Terör örgütünün başıyla aynı sofraya oturup oturmamaktan bahsediyor. Ey Bahçeli, bunları ispat edemezsen sen alçaksın, adisin.”

 

“Ne diyor Bahçeli biliyor musunuz? ‘Pınarhisar’da yattığın günleri arayacaksın’ diyor. Ey Bahçeli, o Pensilvanya’daki (Pınarhisar yerine yanlışlıkla Pensilvanya dedi) yatışımın nedeni benim asilliğimin ifadesidir.”

 

25.06.2014: “MHP’yi marjinal sol örgütlerin maymunu haline getirdin”

 

İnternethaber.com  Güncelleme: 25-10-2015 :“Bizim 80 vatandaşımız bir örgütün elinde alıkonulmuş haldeler. Bu CHP, MHP ve onların yandaş medyası bizim bu örgütle ilgili kışkırtıcı açıklama yapmamızı, adeta yangına körükle gitmemizi bekliyorlar. İşte bu kanlı, alçakça bir siyasettir.”

 

Habertürk.com 24.02.2014 :“Ben aile reisiyim. MHP’nin başındaki zat rahatsız olmuş. Dün ‘Aile nedir, çoluk çocuk nedir bilmez’ demiştim ya. Ondan sonra bana kalkıyor, başka yerden örnek veriyor. Gazi Mustafa Kemal’i veriyor. Gazi Mustafa Kemal, çoluk sahibi olmuştu da çocuk sahibi olmamıştı. Onu da git iyi öğren. Evlenmemiş de olabilirsin ayrı mesele. Ama sen ailenin kadir kıymetini bilmezsin. Çünkü anne olmak, baba olmak ayrı bir şey. Ben 4 çocuk babası olarak yavrularımın çektiği çileyi biliyorum”

 

02.06.2015 milliyet.com.tr :“Nerede siyasi kadromdan bir arkadaşım İmralı’daki ile masaya oturdu, bunu ispat et. Eğer bunu ispat etmezsen alçaksın, namertsin, müfterisin’

 

Sabah.com  Güncelleme 19.8.2015: Siyaset işi gücü bırakıp Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsıyla, ailesiyle uğraşmak değildir. Kalkıp benim evladıma, ismiyle ‘Bilal’i ver, iktidarı al’. Bu ne çirkin yaklaşımdır, sen ne biçim siyasetçisin? Eğer oğlumun yaptığı bir yanlış, yolsuzluk varsa buna hesabı soracak olan yargıdır, sen kimsin? Evladı olmayanların böyle bir saygısızlığı yapmasından daha başka bir şey de olmaz. Bunlar aile, evlat nedir bilmez”

 

Bunlar bir kısmı ama daha ne olsun ki?

Bir cevap yazın