Korkuteli Karain Mağarası

GEZİyorum, Haber
Haberi paylaşın

 

Ülkemizde çok mağara var. Çoğuna yakınını gezme fırsatı buldum. Korkuteli Karain Mağarası gezmediklerimin arasındaydı. Büyük bir hevesle düştük yollara. Mağaraya Korkuteli’nden Antalya’ya istikametine giderken 32’nci kilometreden yani Güllük Dağı Milli Parkı Termessos sapağından sola dönülüp 11 km sonra ulaşılıyor. Yağca Köyü sınırları içinde. Asfalt yol kötü değil. Antalya – Burdur Yolu güzergahında gidilmek istendiğinde Kepez başından sonra Yeşilbayır – Yeniköy istikametini takip ederek ulaşılabilir. Katran Dağı’nın doğuya bakan alçalan yamaçları üzerinde yer alan çok sayıda mağaradan biri ve en önemlisi. Giriş kapısından geçip aracınızı park ettikten sonra biraz güç ve kuvvet istiyor.

Mağaranın girişi denizden 450 metre, önündeki ovadan 130 metre yükseklikte. Yani toplamda 470 merdiven çıkılıp bir o kadar da geri dönülecek. Mağara girişine çıkan ahşap merdivenli yolda dinlenme bölümleri var. Yine ahşaptan yapılma koltuk ve sıralarda oturup soluklanırken karşınızdaki ovayı seyretme imkanı da bulursunuz. Hatırlatmalıyım ki ovada da kazı çalışmaları devam ediyor.

 

Yerleşim yeriymiş

Karain Mağarası 500 bin yıl önce yerleşim yeri olarak kullanılan doğal bir mağara  ve bu yüzden de arkeoloji dünyası için büyük önem taşıyor.. Değişik büyüklükte yedi ayrı bölümden oluşuyor. 1946 yılında merhum Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten tarafından çok zor şartlar altında yaptığı çalışmalar sonrasında ortaya çıkarılmış. Fakat Kökten’in 1974 yılında vefatı üzerine kazılara uzun bir süre ara verilmiş. 1985 yılında, Prof. Dr. Işın Yalçınkaya başkanlığı altında uluslararası ekiplerle gerçekleştirilen çalışmalar sonrasında da mağara günümüze kadar gelmiş.

Mağara’da 1946 yılında yapılan çalışmalar ile elde edilen buluntuları mağaranın yakınındaki Karain Müzesi’nde ve Antalya Müzesi’nde sergileniyor. Son derece ilgi çekici ve hayal dahi edemeyeceğimiz çağlara ait buluntular olması nedeniyle ziyaret edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Karain Mağarası’nı yılda ortalama 10 binin üzerinde yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

 

Mağara haftanın her günü açık. Nisan-Ekim ayları arasında 09.00-19.00, Kasım-Mart ayları 08.30 – 17.00 saatleri arasında ziyarete açık.

 

Buraya kadar her şey güzel. Gezilmesi gereken mağaralar arasında demekte yarar var.

 

Gelelim YORUM bölümüne:

O kadar güzellikler arasında bir dikite sert bir cisimle kazınmış isimlere rastlamak ne anlama gelmeli sizce?

Bu fotoğrafı gördükten sonra fazla söze gerek var mı?

Avrupalı böyle yerleri korumak ve turisti buralara yönlendirmek için büyük çaba harcarken biz neler yapıyoruz?

Bunu yazana “Kişi” demek yerine mahluk demekte yarar var. 470 merdiveni bu kadar güzel tarihi bir taşı kazımak için mi çıktık a be yaratık?

 

Sevgili yöneticiler

Ülkemizde bu tür yaratıkların çokluğunu hepimiz biliyoruz. Bunları bile bile bu tür alanlarımız neden iyi korunmaz? O kadar masraf yapılmış. Mağara kamera ile gözlenemez mi? Bu zarar veren mahluka verilebilecek en ağır ceza verilemez mi? Bilmiyorum ama öyle para cezası falan değil de kameradan alınacak fotoğrafının tüm müze ve ören yerlerinde sergilenmesinde yasal engel var mıdır? Ülkemiz tarih açısından cennet. Kalıntılar o kadar çok ki artık kazmadıklarımızın sayısını kimse bilmiyor.

[Best_Wordpress_Gallery id=”127″ gal_title=”karain”]

Bir cevap yazın