Turizm sektörünün TİK’i

Bahattin Yücel, Haber
Haberi paylaşın

 

Dünyanın çoğu ülkesinde siyasal iktidarı ellerinde tutanlar, demokrasi standartlarından uzaklaşıldığında, – çıkarlarını savunmak amacıyla olsa da- farklı kesimlerin hükumetlerin belirledikleri siyaset çizgisinin dışına çıkmasından pek hoşlanmazlar.

 

Önce birlik ve beraberliğin erdeminden ve elbette güçleri birleştirmenin yararlarından söz edilir. Bütün sorunlar bu tür birlikteliklerle çözülecek izlenimi verilir.

 

Kuşkusuz asıl hedef bu parlak sözcüklerin ardında gizlidir : Tek seslilik.

 

Geçtiğimiz günlerde bakanlığın gayretiyle,  patenti TÜSİAD’a ait bir yapı oluşturulduğu açıklandı. Turizm İstişare Kurulu  kısa adıyla;  TİK.

 

İlk bakışta sektörün meslek örgütlerinin bir araya gelerek, sorunlarını tartışmaları ve çözüm önerilerini oluşturmaları olumlu bir girişim gibi görülebilir.

 

Ama konaklama sektörünü temsil eden TÜROFED varken,  sadece İstanbul ve  yakın çevresinde örgütlenebilmiş, TÜROB’un bu yapıya eklenmesi bile başlangıcın doğru kurgulanmadığını gösteriyor.

 

Sektör içi diyaloğun o zamanki adıyla TUSEK’in rahmetli Barlas Küntay’ın başkanlığında başlatılmasına öncülük eden eski bir turizmci olarak,  ilk izlenimim; bu yeni yapılanmanın seçim öncesinde aceleye getirildiğidir.

 

Üstelik TÜSAB  seçimlerine;  demokrasi  kurallarını yerle bir ederek müdahale eden bakanlığın, bu davranışının ardından sektörle hangi konuları istişare edeceğini kestirmek hiç zor değil.

 

Sektörün meslek kuruluşları gerçekten sorunların çözümü ve geleceğe ilişkin düşüncelerini tartışarak, sonuca varmak isteselerdi, çok daha basit ve kolaylıkla etki sağlayacak bir modeli hayata geçirebilirlerdi.

 

Pek ala bir araya gelerek;  amaç ve öncelikli konuları belirleyebilirler,  çalışma koşulları ile karar mekanizmalarını oluşturan ve temsilde eşitliği sağlayan bir protokole imza atabilirlerdi.

 

Dünyanın en güçlü sivil örgütleri,  gönüllü birlikteliği sağlamak amacıyla, kendi iradeleriyle bir araya gelen kişi ya da kurumlarca oluşturulur.

 

TİK’in değerli katılımcıları beni bağışlasınlar ama bu tür yukarıdan aşağı, siyasal iktidar  güdümünde bir örgütlenme modeli, sektöre yarar sağlaması bir yana, kararlarını hayata geçirecek gücü bulmakta çok zorlanacaklardır.

 

 

Bir cevap yazın