Atanamayan öğretmenler

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

 

 

Geçen ve ondan önceki haftada da ülkemizdeki yaklaşık 12 bin emekliler üzerine yazdım. Hani bazılarının dediği gibi “İşkembe-i Kübradan atmayıp” verilere dayandırdım. Devletin istatistik kurumlarının raporlarına karşılık, emeklilerimizin durumunu ortaya koydum. Sonrasında ikinci üvey evlatlar kim diye baktığımda atama bekleyen yaklaşık 500 bin öğretmenimiz karşıma çıktı.

 

Önce gençlerimiz bilmeyebilir, şu İşkembe-i Kübradan atmak” deyimini açıklığa kavuşturalım. Türkçesi “Bilip bilmeden yalan yanlış sallamak” anlamına geliyor. Üst satırda da dedim ya bu rakamlar resmi kurumların açıklaması. Kaldı ki bunların üzerine sayılar ilave etmek yanlış da olmaz. İşin gerçeği bu.

 

Her neyse.

 

Gelelim ikinci büyük sıkıntıya;

 

Eğitimci yazar Sedat Değer’in geçen yılın sonlarında kaleme aldığı makalesinde yaptığı araştırmalara dayanarak ataması yapılmayan 430 bin civarı öğretmen sayısının 37 tane il nüfusundan daha fazla olduğunu ve ülkemizde sınıflara girmeyi dört gözle bekleyen eğitim ordusu neferi öğretmen adaylarıyla ilgili yazısını tekrar tekrar okudum.

 

Ülkemizde 81 il var.

81 eksi 37 eşitti 44.

Neredeyse yarısına yakın

Vay vay vay…

 

37 ilimizin nüfusu kadar, okumuş, çocuklarımızı geleceğe yetiştirmek üzere eğitim görmüş öğretmenlerimiz görev bekliyor.

 

Vah ki ne vah..

 

Haydi diyelim ki okuduğum bu yazının üzerinden birkaç ay geçtiğinden yeni atamalar olmuş olsun. Olsa olsa kaç bin kişi olabilir ki?

Bir de resmi olmayan rakamlardaki 70 bin öğretmenin atama beklemesi var.

Hal böyleyken, işsiz öğretmen sayısı 4-5 sene içinde bir milyon kapısına dayanması yüksek ihtimal.

“Vah” demek de yeterli değil.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ten özür diliyorum. Mustafa Kemal ülkemizi biz gençlere emanet etmişti. Atatürk’ün emanetine siyasete atılmayıp ülkemizi yanlış ellere bıraktığım için bu özür dileyişim. Peki ya siyasete atılıp da Atatürk ilkelerine ihanet edenler? Üçü beşi değil, hepsi. O “Emanetçi” gençlerin büyük bölümü “Götürücü” ve “Çıkarcı” büyükler oldu.

Sözün bittiği yer.

 

Bilmiyorum ama başka söze gerek var mı?

12 milyon emekli. Eşleri, dostları en kötü hesapla 24 milyon olsun. 500 bin atama bekleyen öğretmen. Eşleriyle, dostlarıyla 1 milyon 200 bin kişi olsun. Etti mi size 25 milyon 200 bin. Verdiğim rakamlar oy potansiyeli. Oy kullanabilecek çocukları, etkileyecek akrabaları, yakın eş ve dostları da katınca olur mu rakam 25,5 milyon kişi.

 

Vay anam vay oya bak.

 

Hangi yana versen iktidarı belirlersin.

 

Haydi bakalım emekliler ve atama bekleyen öğretmenlerimiz. Seçiminizi yapın bakalım. Seçiminizi yapın da sonra sızlanmayın.

 

 

Bir cevap yazın