Darısı ülkemizin başına

Haber, Mustafa Sarıipek
Haberi paylaşın

 

İzmir Çeşme’de yaşayan dost ve meslektaşlarımız Fulya Omaç ile Ahmet Aktaş geçtiğimiz hafta beni aradılar. Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli. Karşılıklı buyur ettik birbirimizi. Onların teklifi ağır bastı. Çünkü Yunanistan’ın Sakız Adasında her sene geleneksel olarak düzenlenen Apokries eğlencelerini (Mostra Karnavalı)  daha önce izlememiştik. Fulya ballandıra ballandıra “Küçük Rio veya Köln Karnavalını izlediniz mi?” sorusunun karşılığı da hayır olunca kalktık gittik Çeşme’ye. İyi ki de gitmişiz.

Cumartesi sabah tıklım tıklım dolu bir teknede yer bulamayınca kaptan köşkünde geçtik Sakız Adası’na. Kış aylarında kapalı oteller ile restoranların özel olarak bu karnaval için açıldığını duyunca şaşırmamak elde mi? Zaten Ahmet de bizim için çevresini kullanarak yer bulmuştu Sakız’da. Çevresini diyorum çünkü yıllardan bu yana Yunan Adalarına rehber yaptıkları için neredeyse adada tanımadıkları yok gibi.

Dostlarının bize tahsis ettiği aracımıza atladık. Önce onların oteline sonra da bizim otele geçtik. Sonra da başladık gezmeye. Hoş gerçi daha önce yine birlikte adayı baştan sona gezmiştik ama bu kez adanın değişik köylerinde yapılan karnavalları izlemek üzere yollara düştük. Cuma gecesi başlayan eğlenceler cumartesi, pazar ve pazartesi günü de devam ediyormuş. İlk durağımız Sakız’ın en batısındaki Mesta Köyü oldu. Dar sokakları ve taş yapıları mükemmeldi. Kilisesine hayran kaldık. İnsanlar birbirlerini tanısın tanımasın o kadar güzel eğleniyorlardı ki onlara daha fazla hayran kaldık tabii ki. Mesta Limanında çok güzel bir restoranda kalamar, ahtapot yiyip Uzo’muzu da içtikten sonra indik adanın merkezine. Akşamında ise 120 kişilik bir tavernada aldık soluğu. Tabii ki en az 100 kişisi Türk’tü. Geç vakit döndük otele.

 

Gösteriler gerçekten çok güzeldi 

Karnaval korteji esnasında siyasi ve toplumsal tepki hicivleri mesaj olarak verilirken hiç kimse bu betimlemelere tepki göstermedi. Her yıl değişik ünlüler hicvedilirken bu yılın teması ‘Joker’di. Ayrıca iktidardaki Syriza Partisi lideri Aleksis Çipras’ın yaptığı, (Synaspismos Rhizospastikis Aristeras / Radikal Sol Koalisyon) betimlemesi dikkat çekiciydi. İktidar partisinin verdiği sözleri tutmadığını vurgulamak için, bir adamın suratına sürekli olarak köpük sürüldü ve tıraş edilerek “Kes tıraşı” dendi açıktan açığa ama işin en güzel yanı bu olaya herkesin alkış tutmasıydı. Hatta oranın belediye başkanı da aynı partiden olmasına rağmen kortej içinde yer alması bile taktire şayandı.

 

Bu iş bu kadar güzel olur

Karnavalın eğlence yönünü mü anlatsam, insanların birbirlerini tanımasa bile birbirlerine saygı ve sevgilerini mi dile getirsem, kendi aleyhlerine yapılan gösterilere, gösterilen müsamahayı mı ortaya koysam bilemedim. Bu iş ancak bu kadar güzel olur. Karnavalda her dilden şarkılar çalındı ve söylendi. Tabii ki Türkçe parçalar da. İnsanlar ev ve işyerlerinin balkonlarını hınca hınç doldurmuştu. Daracık caddenin iki yanında ise insan seli vardı. Kortej ortadan ilerleyebilmesi için dakikalarca insanların kenara çekilmesi beklendi. Kenara çekilmek o kadar da kolay değildi tabii ki. İnsan seli vardı her yerde. Erkeği, kadını yaşlısı ve genci herkes rengarenk giysiler ve değişik kostümlere bürünmüştü. Baştan sona her şey her şeyiyle bu iş ancak bu kadar güzel olur dedirtti. Düşünsenize sadece Türkiye’den bu karnaval için gelen insan sayısı 2 bin 500. Bırakılan para ise 250 bin Euro civarında. Daha ne olsun.

 

Onlar daha güzelini yapmaya, biz kapatmaya uğraşıyoruz

Biz ulus olarak böyle güzel karnavallar yapamaz mıyız? Yöneticilerimize sorsak mangalda kül bırakmazlar. “Daha alasını yaparız, ederiz, cağız, ceğiz” der dururuz. Sonra ne yaparız? Çocuklarımız ve gençlerimizin eğlendiği bazı bayramları bile kaldırırız. Festivali bile siyasi mitinglere dönüştürürüz. Sıkıysa bir liderin karikatürünü yap, ortalık yerde mizaha malzeme yap da göreyim. Apar topar, sorgusuz sualsiz gözaltı ve hapis kararları. Beğenmediğimiz o adamlar eğlenceyle birlikte para kazanmayı da iyi biliyorlar.

Daha söylenecek o kadar çok laf var ki hangi birini dile getireyim.

Teşekkürler Fulya, teşekkürler Ahmet.  Bu kadar dostluk havasının estiği, sadece eğlencenin ön planda tutulduğu karnavala götürdüğünüz için.

Darısı ülkemizin başına.

 

Bir cevap yazın