Mutluluk üzerine

Haber, Uzm. Dr. Hüsnü Kurtuluş
Haberi paylaşın

 

Çağımız bilgi teknoloji çağı, dünya daha bir hızlı dönüyor sanki, zaman yetmezliği çoğunluğun üzerinde hemfikir olduğu konu.

Herhangi bir yurttaş ortaçağın kral ya da kraliçesinden çok daha konforlu bir yaşama sahip, onlardan çok daha farklı yiyeceklere ulaşma imkanına sahip.

İnsan ömrü demir çağında ortalama 17, ortaçağda 25, on sekizinci yüzyılda 37, yirminci yüzyılda 70 civarı olmuş durumda.

İmkan ve olanakların bu denli arttığı çağımızda insanların daha mutlu olduğunu düşünmeye hakkımız var diye düşünüyorum.

Oysa Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verilerine baktığımızda tahmin ettiğimizden farklı bir sonuçla karşılaşıyoruz. Depresyon, 2020 yılında tüm dünyada ikinci ölüm şekli olacakken her yüz kişiden otuzunun herhangi bir ruhsal hastalık yaşayacağı tahmin ediliyor.

Şaşırtıcı değil mi?

Ruh sağlığı profesyonellerine başvuran danışanların; “Ne değişseydi tedaviye ihtiyacın olmazdı?” benzeri sorulara verilen cevabın “mutlu olmak” olduğunu biliyor musunuz?

Dünya Marshall Mcluha tarafından büyük bir köy ilan edileli neredeyse altmış yıl oldu. Teknolojik ilerleme, binlerce yıllık katkının kat be kat ötesinde. Globalizasyon gelişen teknolojinin rüzgarını arkasına alarak tüm dünyada hükümdarlığını ilan etmiş durumda, yerel kültürler şaşkın: Baskın kapitalist anlayışın dayattığı popüler kültür; dünyaya, “Globalizasyonun geliştirdiği kılcal damarlar” ve “Medya” sayesinde ardı arkası kesilmeden pompalıyor.

Özellikle, İkinci dünya savaşı sonra “Mutluluk olgusu” global dünyanın; görünmeyen ama son derece etkili bir reklam aracına dönüşüverdi.

Görünmeyen, elle tutulamayan bir kavram satın alınabilir mi?

Nesnelerle birleştiğinde evet. Yani siz mutluluk aldığınızı zannederken “Meta” yani mal alırsınız.

Çikolata, parfüm, araba, cep telefonu, kıyafet…

Al mutlu ol, ye mutlu ol, mutsuz olduğunda yeniden al yeniden mutlu ol.

Elli yıl önceki toplu fotoğraflara bakacak olursanız, neredeyse kilolu insan göremezsiniz.

Şimdi, “Obezite” bir halk sağlığı sorunu.

Aynı mekanizma şimdi ne diyor?

Zayıfla mutlu ol.

Ameliyat ol, diyet yap, kalorisiz yiyecekler kullan…

Bir türlü gediğine oturamayan mutluluk aracılığıyla birileri bizi kendi gediğine oturtuyor.

Ne yapalım, bize yazmak düşer.

 

 

One thought on “Mutluluk üzerine

Bir cevap yazın