Köpek zehirlenmelerine tepki yağıyor

Haber
Haberi paylaşın

 

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Deniz Tavşancıl “Çıkartılmak üzere olan hayvan hakları tasarısı yeterli ve gerçekten hayvanları tam anlamıyla korur nitelikte değil. Yeniden gözden geçirilmelidir” dedi.

 

MUĞLA’nın Marmaris İlçesi İçmeler Mahallesinde son 10 gün içinde iki köpeğin zehirlenerek öldürülmesine hayvan severler büyük tepki gösterdi. Son olarak Çiko isimli köpeğin evinin bahçesinde öldürülmesi üzerine adli makamlar harekete geçti. STK’lardan tepki yağıyor. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu çıkartılmak üzere olan hayvan haklarıyla ilgili tasarıya dikkat çekti.

Önce İçmeler 114. Sokakta peşinden de 116.sokakta yaşayan 12 yaşındaki Çiko henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerde öldürüldü. Sahipli iki köpeğin zehirlenerek öldürülmesi üzerine çevre yaşayanları adli makamları harekete geçirdi. Marmaris Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Kaplan olaya el koyarak fail ya da faillerin kısa zamanda bulunması için çalışmaların hızlandırıldığını açıkladı. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu şu açıklamayı yaptı:

 

İnsanlar kadar hayvanların da yaşam hakkı var

“Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; arzumuz TCK da madde değişikliğine gidilmesi iken yine değişikliğin sadece 5199 sayılı kanunla sınırlı kalması, TCK ya madde eklemek yerine bütün yasal düzenlemelerin hayvanları koruma kanununda yapılmış olması çok üzücü olmuştur. Bu kadar önemli bir cezai düzenlemenin özel kanun yerine genel kanunda yapılmış olmasını tercih ederdik.

Evet bu tasarıda sahipli – sahipsiz hayvan ayrımı kaldırılmıştır. Ancak; amacımız sahipsiz hayvanların da TCK kapsamına alınması iken, bir de üstüne sahipli hayvanların da TCK dan çıkarılarak sahipli sahipsiz bütün hayvanların 5199 kapsamına alınmış olması büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Tasarı içeriğinden bahsetmek gerekirse; burada çarpıcı olan çok önemli bir iki husus vardır:

  1. Zaten sahipli hayvana karşı yapılan eziyete 4 aydan 3 yıla hapis cezası veriliyordu. Bu kapsama sahipsiz hayvanların da alınmış olması sevindiricidir ancak cezanın alt sınırının 2 yıl olmaması cezanın paraya çevrilmesine ve ertelenmesine yol açacaktır. O nedenle getirilen ceza caydırıcı değildir. Alt sınırların en az 2 yıl olarak düzenlenmesi gerekirdi.
  2. Diğer belki de en önemli husus; şikayet hususudur. Sahipli hayvana karşı yapılan eziyette hayvan sahibinin şikayeti aranmakta, sahipsiz hayvana karşı yapılan eziyette ise Orman ve Su İşleri Bakanlığının şikayeti aranmaktadır. Böylelikle, kişi kendi hayvanına zarar verebilecek ve ceza sistemi o kişi hakkında çalışmayacaktır. Bunun yanı sıra, vatandaşların derneklerin biz İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezinin şikayet hakkı ortadan kaldırılmaktadır.

Bu hak sadece bakanlığa tanınmaktadır. Böylelikle bizlerin yaptığı onlarca BİMER ve CİMER şikayetlerinin önü kesilmiş olacaktır. Kaldı ki bugüne kadar kadro anlamında oldukça yetersiz kalan Orman ve Su İşleri Bakanlığının, özellikle İstanbul’da 39 ilçeye bakmakla görevli sadece 2 veteriner Hekimi varken ve ihlallere fiilen yetişemiyorken, bu tasarı ile böyle bir yükün altından nasıl kalkabileceği büyük bir soru işaretidir.

  1. Çok önemli başka bir husus, belediyeler maalesef hayvan haklarını en çok ihlal eden müesseselerin basında gelmektedir. Tasarıda belediyelerin ihlallerine karşı özel ve ayrı bir yaptırım getirilmediği gibi, belediyelerin de, hükümetin partisinden olması halinde nasıl bir prosedür işleyeceği muammaya dönüşmüştür.
  2. Diğer eleştireceğim önemli husus da, ülkemize hayvan hak ihlallerinin basında hayvana tecavüz gelmektedir. Oysa hayvana tecavüz eylemi, yeni tasarıda cezai müeyyide olarak hapis cezası ile cezalandırılmamış, sadece 300-tl olan idari para cezası 2.000-tl olarak yükseltilmiştir. Sapıklık sapkınlık olarak ortaya çıkan hayvan tecavüzüne getirilen bu para cezası, paralellik arz eden çocuk tecavüzlerinin de önüne geçilmesine hizmet etmeyecektir.
  3. Son olarak; hayvan dövüştürülmesine de 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası getirilmiş olması sevindiricidir, ancak hayvanların birbirlerine zarar vermiş olması şartı aranmaktadır. Hayvan dövüşü de hayvan hakkı ihlali oluşturmaktadır ve zarar görmeleri şartının aranmamış olması, hayvan hakkı açısından daha doğru bir düzenleme olurdu. Kaldı ki, hayvan dövüşü – tehlikeli ırk saçmalığı çok önemli sorunlardır ve tasarıda çözülmüş olması gerekirken üstünden öylesine geçilmiştir.

Kısaca bu tasarı bizleri mutlu ve tatmin etmemiştir. Adeta son zamanlarda oldukça yükselen sesin ve tepkinin havasının alınması için yapılmıştır.

Düzenleme mutlaka TCK kanununa madde montesi ile eklenmelidir ve sahipli veya sahipsiz hayvanlara işkence yapan, zehirleyen, döven, dövüştüren, sağlığının veya alıgılama yeteneğinin bozulmasına sebep olan, yaralayan, aç veya susuz bırakan, gücünü açıkça aştığı görülen fiillere zorlayan, yetkisi dışında cerrahi müdahalelerde bulunan veya cinsel duyguları tatmine yönelik her türlü hareketlerde bulunan, cinsel ilişkide bulunan, her ne suretle olursa olsun fiziksel veya psikolojik acı çektiren, zarar veren kişinin, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır şeklinde olmalıdır.

Bu suçu işleyenlerin ise

a) Gebe hayvana karşı,

b) Kişinin kendi sahibi olduğu hayvana karşı,

c) Silahla,

d) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

e) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

f) Kimyasal, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak sureti ile,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi veya hizmet ilişkisi sırasında veya nedeniyle,

İşlenmesi halinde, yarı oranında arttırılması şeklinde düzenlenmelidir.

Yoksa, bu hali ile, bu tasarı, asla ihtiyaçları karşılayacak, hayvanları ve haklarını sonuna kadar koruyacak ve topluma huzur ve adalet getirecek bir yasal düzenleme mahiyetinde olamayacaktır.”

[Best_Wordpress_Gallery id=”43″ gal_title=”köpek zehir”]